Aras Dinçer: YAZ YAZ BİTMİYOR!

Aras Dinçer

Allah TOSFED’den razı olsun, o kadar çok ralli var, o kadar sık ralli düzenleniyor ki, yazı yetiştiremiyoruz… Şaka bir yana, 15 gün arayla iki toprak ralli, takımlarımızı oldukça zorladı.Ankara’dan yeni döndük sayılır, ama İstanbul Rallisi yazısına ancak sıra geldi.

Öncelikle, İSOK –yeni yönetiminin gayretleriyle- en nihayet, üzerindeki ölü toprağını attı gibi görünüyor. Yıllardır basit, suya sabuna dokunmayan, güvenlikten yoksun, iptal edilen etaplarla dolu rallilerden sonra, önce Bozhane’nin geri dönüşü, sonra da bu yılki İstanbul Rallisi ile, özlenen ralli keyfi, seyirci ve heyecan geri gelmeye başladı galiba. Şehre yakın, ulaşımı kolay etaplarda “yeni” seyirciler göze çarptı. Bu güzel etapları seçenlerin ve organizasyonunu yapanların ellerine sağlık. Özellikle Halid Avdagiç, etaplarda direksiyon başındaki dinamizmini, yarışın organizasyonuna taşımış; İSOK da bundan nasibini alacaktır mutlaka. Start Pendik Meydanı’nın göbeğinde idi ve ilgi büyüktü. Zaten bu gidişle Türk Motorsporlarını Pendik’liler kurtaracak, etaplarda gazlayan Pendik’li gençlerimizin(!) sayısı gitgide artıyor, Pazar antremanları için Cumartesi geceleri Pendik konaklama merkezi olarak kullanılıyor, alem rotalarının son etabı Pendik artık…

Neler oldu yarışta derseniz, cesurca gazlayan Burak, Özden’ine kavuşan Hasan , haftalardır tespih çeken ama eli çabuk ısınan Serhat, çok iyi bir tempo yakalayan Uğur, toprağı çok özlemiş gibi görünen Fatih ve, Super 1600 ve 4 çekerlerin hemen arkasında N3 Fiesta ile en iyi binek araç kategorisini kazanan Burcu, yıldızlı 5 aldılar. Serkan Yazıcı yıllardır ilk kez şampanya patlattı, bu birinciliği hak etti doğrusu. Baştan sona kadar kontrol tamamen Serkan’ın elindeydi. Takım arkadaşı Mehmet ise, sezon başından beri puansız olduğu için baskı altında başladı yarışa ve yine şanssızlıklarla boğuştu. Diferansiyeli kırıldı, lastiği patladı Mehmet’in ama sonunda ilk puanlarını aldı. Evo 9’da problem olmadığı sürece, Mehmet her an kazanabilecek kadar formda bence. Bunu zamanlarıyla görmek mümkün. Hasan da geçen seneden çok daha rahat ve istikrarlı görünüyor. Yeni motoru gece etabında Hasan’a kötü bir sürpriz yaptı ama ertesi gün Hasan, belki de Türkiye’deki en iyi yarışını çıkardı. Bu olan bitenlerde Özden’in de katkısı büyüktür mutlaka. Bu arada Özden’e bir not: Jübile için çok erken, iyi düşün. Yağız da bazı sorunlar yaşadı, bu yarış Fatih ile Burak’ın mücadelesini izledik. Son etapta Fatih geçti Burak’ı ama Burak, şartlar dahilinde çok iyi gitti. Sorun yaşamadığı etaplarda Serhat’ın zamanları da çok dikkat çekici. Üstelik rakiplerinden neredeyse 100 kg ağır olan Evo 7 ile… Ağırlık demişken aklıma geldi,  Serhat ve Ünal yeni Lassa tulumlarının içinde Yuri Gagarin gibiydiler, çok yakışmış. Burcu’nun Fiesta ile aldığı sonuç süper. Evo’ları ve Super 1600’leri “yarış otomobili” olarak nitelersek, kalan “memur tipi” araçların içinde en iyi pilot oldu. Jyvaskyla’lı N2 Pilotları Derneği Başkanı Orhan ve Antalya sonrası hızlanmış görünen Ali Onkök de, N2 Palio ile çıkabilecekleri en iyi yerlerde bitirdiler yarışı. Araç koleksiyoneri Tibet ise, Saxo ile sağa sola korna çalıp el sallamakdan bitap düştü. Murat’lardan Bostancı, yine iyi işler yaptı, ilerisi için umut veriyor. Günarslan ve sevgili co-pilotu Yavuz ise, hedeflerinden uzak kaldılar maalesef. Ege Rallisi efsanesi sevgili Öğül Abi, o günkü psikolojisine uygun bir tempo buldu ve heryeri mümkün mertebe yan yan dönüp, birçok kez ödümüzü patlatıp, 12. oldu.

Hayal kırıklığı yaşayanlar ise Dağhan, Güven’den ödünç alınan motor ile yarışan Ömer Erdem ve çok iyi giderken iki aksı birden kırılan Süheyl Polatoğlu idi. MenajerCan’ın rallisi 3 km kadar sürdü, ilk iki not hatasını telafi etmiş, üçüncüde viraj ağzında patlamış, kurtaramamış. Hitit’te kendisinden daha iyisini bekliyoruz. (Sanki Hitit Rallisi daha yapılmamış gibi yazmak biraz garip oluyor) Emre Durmaz, çok basit bir takla attı ve yarışın geri kalanını finişe gitmekle geçirdi. Kötü bir tecrübe oldu Emre için. Maalesef Hitit Rallisi için kadro dışı kaldı. Maddi hasarlı trafik kazası yapanlardan Roja ve kocası gibi her daim gülümseyen co-pilotu Havva, bir dizi tamirat sonrası yarışa devam ettiler. Yeni Saxo’su ile Alpaslan ve playboy copilot Haluk, ızdırap dolu bir yarışa, kırık bir kaliper ile veda ettiler. Erkenden motor problemi yaşayan Halim de biraz tatsız bir yarış geçirdi, önümüzdeki yarışlar için farklı planları varmış.

Son olarak,  İsmini sevgili Behiç Yurdaçalışan’dan alan, Ballıca’daki “Behiç Bey Sokak”a iki adım mesafedeki gece spesyaline köfte desteği veren zihniyete teşekkür eder, sudan hem yavaş geçip, hem de motoru pırlayan ekiplere başarılar dilerim.

Hatalıysam: arasdincer@rallidergisi.com