Motor Sporları ve Otomotiv Haberleri

Aras Dinçer: İşini bilmeyen çavuşlar…

Aras Dinçer/Dünya Ralli Şampiyonası

Seyrettiğim, yarıştığım, yarıştırdığım dönemde, pek çok hata yaptım, hata yapanları çok gördüm. Yarıştığım pilotlardan hata yapan da oldu, her kopilot gibi benim de hatalarım olmuştu. Kimi zaman saçma bir pilotaj yanlışı, kimi zaman yanlış benzin hesabı, hatta takım direktörü veya takım emri olmadığı ortamlarda stratejik hatalar yapıp, başarısız olmuşluğum da var, olanları görmüşlüğüm de fazlasıyla var… Çok ekstrem acaipliklere şahitlik ettim, bazen bizzat rol aldım o acaipliklerde. Çok hızlı, ama direksiyona geçtiğinde beynini serviste bırakan pilotlarla çalışma şerefine erişmişliğim var. “Ya rabbim, bizi neden bu kadar hıyar yarattın” diye çekici beklerken tanrıyla üçlü konferans yaptığımız takım arkadaşlarım da oldu. Ama Jari-Matti kardeşim, ben senin kadar “haşlak” bir adam görmedim yahu… Şu yediğin haltı gördüğümde, aklıma derhal sevgili Cihat Abi’nin sözleri geldi: “Bu kadar ahmak olmak için, özel tahsil yapmak gerekir”

Basit bir hesap yapalım, Latvala bariyere çakılınca, kafadan 8 markalar puanı gitti. Sordo da fazladan 2 puan aldı markalara, etti 10 puan. Loeb de aynı şekilde 1 puan fazla aldı = 11 markalar puanı. Eğer Latvala 2 km gezinmeyi başarabilseydi, şu an markalardaki puan farkı 17 değil, 6 olacaktı. Markalar Şampiyonası’nın eskiye nazaran son yıllarda çok daha prestij kazandığını hesaba katarsak, Malcolm Wilson saçını başını yolmasın da, alkolik olmasın da, Latvala’ya ıslak meşe odunuyla girişmesin de ne yapsın? Yerinde olsam daha oracıkta, Petter Solberg’i bindirip öyle yüklerdim çekiciye Focus RS WRC’yi. O yetmedi, her bir puanın artık altın değil, pırlanta değeri taşıdığı sürücüler şampiyonasında da, Hirvonen’e 1 puana mal oldu bu kaza. Acropol’de herşeyi berbat etmesine ramak kalan Latvala, Polonya’da bir çuval inciri yok etti. Bu saatten sonra bu çocuktan fabrika pilotu değil, ancak Pizza ustası olur bence. Facebook’ta grup kurulsun, Pizza Hut, Jari-Matti’yi işe alsın ve özel bir pizza çıkarsın. Sos yok, malzeme yok, sadece peynir var, adını da “embesil” koysunlar… Malcolm Wilson sabırlı adammış, başka bir takım direktörü olsa, o vurduğu bariyeri Latvala’ya hediye ederdi.

Bu arada Citroen cephesinde neler oluyordu? Dani Sordo, hocası Carlos Sainz’i aratmayan bir yarış çıkardı ve ikinci oldu. Şövalye 1. Sebastien dünyayı hayretlere boğarak, hayatında ilk defa iki yarış üstüste kaza yaptı. Fakat orada bir gariplik var. Incar kamerada hiçbirşey görünmüyor, herhalde görünüyor olsa, Loeb gibi bir adam üstünden geçmezdi öyle bir cismin. Ama wrc.com’da çıkan haberler garip: Loeb’ün çarptığı şeyin “Stump” olduğu söyleniyor. Stump, kesilmiş ağaç kökü demek? Benim bildiğim, bu kökler görünmeyecek kadar ufak şeyler değiller. C4 WRC’nin süspansiyonunu yok edecek kadar büyükse, görüntüde nasıl çıkmıyor? Yok eğer görünmeyecek kadar alçak ve küçükse, süspansiyonu parçalayıp aracı yoldan nasıl çıkartabiliyor? Çimenlerin içindeki bu cismi antrenmanlarda hiç kimse görmemiş, ama orayı tek kesen pilot Loeb herhalde? Çünkü başka bir olay yok o virajda. Enteresan bir olay…

Loeb’ün geri dönüşü pek de muhteşem olmadı aslında. 2. gün yaptığı zamanlara bakılırsa, ortalama bir hesap ile, yarışı 10. veya 11. bitireceği görülüyor. Ki, çok iyi zamanlar yapan ama super rally’e düşen Novikov ve kendi çapında yarışlara katılan Rautenbach yol vermeyip, Latvala da kendini komik duruma düşürmeseydi, zaten öyle olacaktı. Ama şu motorsporları o kadar enteresan ki, ralli tanrıları Novikov ve Rautenbach’ı bitime çok az kala tam Loeb’ün önüne düşürdü. Olivier Quessnel de yapması gerekeni yaptı ve “1 puan 1 puandır” diye serviste beklerken, Latvala’dan gelen müjde ile yerde cüzdan bulmuş kadar sevindi. 5 kez Dünya Şampiyonu olmuş bir şövalye için, Novikov ve Rautenbach’dan yol istenmesi pek de yakışıklı olmadı ama rallinin doğasında maalesef bu tür şeyler hep oluyor.

Polonya Rallisi’ni bitirmeden evvel, iki kişi için bir parantez ve kocaman alkışlar eklemek isterim. İlki Krzysztof Holowczyc. “Bu adam kim ya, nerden çıktı” diyenler olabilir belki ama kendisi 90’lı yılların cabbar pilotlarından ve Volkan Işık’ın Avrupa Şampiyonası’ndaki baş belası idi. Çok gözükara ve hızlı bir şahsiyet olan Holowczyc, şu an gravatlı, takım elbiseli bir Avrupa Parlamentosu üyesi. Evet, 50’sine merdiven dayamış bu adam yıllar önce emekli oldu, tulumu çıkardı, takımı giydi ve uzun zamandır yarışmıyordu. Peki ne yaptı? “Hanım, nerede benim eski tulum” diye soyundu, Focus WRC’ye binip kapıyı kapattı ve bilin bakalım kimleri geçti? Evet, zor bir soru değil, Matthew Wilson ve Conrad Rautenbach’ı… Klasmanda Matthew’ın gerisinde bitirse de, etap etap bakıldığında “yetenekli gencimizi” çok ağlattığını görebiliyoruz. Aralarındaki fark, sadece 16 saniye. Üstelik, kompetisyonun ortasındayken bile puan barajının içindeydi ve yarışı 6. bitirdi. Hala iş var Holowczyc’de. Alkışı hak eden ikinci isim ise, JWRC’de birinci olan Kevin Abbring. Clio R3 ile JWRC’nin Super 1600’lü peleleri Prokop ve Kosciuszko ile 3 gün boyunca dişe diş çekişen ve birinci olan bu Hollanda’lının geride kalan yarışlardaki sonuçları da hiç fena değil. Ferda Dilege Bozhane’yi ne kadar iyi biliyorsa, Polonya Rallisi’ni de o kadar iyi bilen evsahib Kosciuszko, en sonunda kendisini imha ederek, JWRC Şampiyonluğunu da Prokop’a verdi gibi görünüyor. Prokop Sardunya’da C2 Super 1600’ü yürütmeye çalışıp ve 9 dakika ceza yemişken, kuyruğu dimdikti Kosciuszko’nun. “Tamam bitti bu iş, Polonya’da parçalarım, şampiyon olurum” derken, Prokop’un geri dönüşünü ağzı açık seyreden Kosciuszko, İtalya’dan sonra ikinci şoku da yiyince bilincini yitirdi ve yoldan çıktı. Erken öten horozun kellesi tez düşermiş…

Bu yarış öncesi FIA, gelecek sezonlara ilişkin bir dizi önemli kural açıkladı. Artık gece etapları serbest, karışık zeminli ralliler geri dönüyor! Ralliler 2, 3 veya 4 gün olabilecek. 500 km’ye kadar özel etap seyredebileceğiz. Super  Rally nihayet kaldırıldı, günlük puan sistemi adapte edilecek. Markalar şampiyonası için artık nominasyon olmayacak, tüm araçlar puan getirebilecek. bu da daha fazla pilot, daha fazla otomobil demek. Bütün bunlar harika haberler ama en önemli kural değişikliğ bana biraz garip geldi? Son 15 yılda FIA birçok formül denedi. Grup A’ların yerini WRC’ler aldı, F2’ler kaldırıldı, F3’e geçildi, o da olmadı F3’ler Super 1600’e dönüştürüldü. Sonra Super 1600’lere sırt çevirildi, Super 2000’ler çıktı. Şimdi de “Geleceğin WRC’leri Super 2000’ler olacak” diye açıklanmışken, yeni bir motor tipi ile karşı karşıyayız: 1.6 turbo beslemeli oluyor WRC motorları. Peki bunca Super 2000 ne işe yarayacak? Super 1600’ler gibi yavaş yavaş terk mi edilecekler? R2 ve R3 grupları oluşturuldu, “gruplar ve sınıflar kalkacak, sadece R1, R2, R3 ve R4 grupları olacak” dendi. Birçok marka yatırım yapıp R2 ve R3 otomobil geliştirdi, bu araçları da Super 1600’lerin kucaklarına attılar, karmakarışık oldu. “R3 mü Super 1600 mü daha hızlı” diye gereksiz bir tartışma doğdu. R1 ve R4’ten ise ses seda yok. Lüzumsuz bir sınıflandırma enflasyonu oldu, nasıl toparlayacaklar çok merak ediyorum?

Şampiyonada işler iyice karıştı. İlk defa yapılan yarışlarda genelde iyi sonuçlar alan Mikko Hirvonen, bu sene tamamen farklı bir parkura sahip olan Avustralya Rallisi’nde bir fırt daha mı avantajlı olacak? Finlandiya’yı geçen sene fetheden Loeb, bu seneki düelloyu kazanmak zorunda. Eğer Hirvonen Avustralya’ya Finlandiya’yı kazanmış olarak giderse, o gazla Loeb’ü yine geçebilir mi? İspanya’da Citroen’ler 1-2 olursa, Hirvonen ne halt yer? Son yarış Galler Rallisi’ne kimler önde girecek? Galler korkunç sürprizlerle dolu… Dizi jeneriği gibi oldu!

Hatalıysam: arasdincer@rallidergisi.com

Tags:

Son Haberler : Aras Dinçer

Yukarı
%d blogcu bunu beğendi: