Motor Sporları ve Otomotiv Haberleri

Aras Dinçer: AVCICELL: Her Yöne 1.5 Dakika Ücretsiz

Aras Dinçer/Türkiye Ralli Şampiyonası

Yağız’ı ve Kocaeli Rallisi’ni anlatmadan önce, Serkan Yazıcı’ya geçmiş olsun demek lazım. Hasta olmasına rağmen çok iyi götürdüğü yarışta, tüm gücünü bitirinceye kadar kullandı, direndi ama maalesef finişe kadar dayanamadı.

Aslında bu yarışta Yağız’ı alt etmek için gerçekten şansı olan iki pilottan biri Serkan Ağabey, diğeri de Fatih idi ve normalde podyumda bu üçlüyü alkışlayacaktık her şey normal gitseydi. Fatih’in Evo 9’u alev alınca, zirvede sadece iki Super 2000 kaldı. Sonrasında da Serkan Ağabey sübap eğince, Yağız zirvede rahat etti. 4. etapta Grup N’lere attığı fark, bazı şeyleri açıklıyor. Tabii sağlıklı bir Serkan Yazıcı olsaydı, o etapta ne olurdu, yarış nasıl sonuçlanırdı bilmiyoruz, hem de Fatih’in yangın olayından dolayı da zaman kaybı var Işıktepe’de Serkan Yazıcı’nın. Hani “ölüsü gidiyor” derler ya, o hesap… Ne ki, sonuçta kazanan daima haklıdır. Yarış sonunda genel klasmana baktığımızda, diğer operatörlere nazire yapan Yağız’ın her yöne ücretsiz 1.5 dakika sunduğunu görüyoruz. Bu tarifede ayrıca tüm Evo 9’lar kendi aralarında “ben seni geçtim, sen onu geçemedin” vs. gibi limitsiz mesajlaşabiliyolar. Güzel bir tarife, biz de aboneyiz Menderes ile, çok memnunuz… Sonuç itibarı ile, bu yarışın “çok gidenleri” Serkan Yazıcı, Yağız, Fatih ve ilk lup sonunda Super 2000’lere yakın kalabilen tek pilot olan Burak idi. Fatih’in Evo 9’u tutuşmasaydı, Yağız’ı rahat bırakmazdı diye tahmin ediyorum. “İki şeker”lerden iyi gidenler ise, antrenmanlarda tersten gelerek Fatih Kara’nın ve bizim yüreğimizi ağzımıza getiren Junior Bostancı ve taklalı Clio’suna rağmen temposunu düşürmeyen Adil oldu. Geri dönen Dağhan, önündeki Fatih ve Serkan Yazıcı’nın şanssızlıklarından faydalanarak podyumu ucundan yakaladı. Fatih, 3’üncülüğü geri kazanmak için, yarışın 2. yarısında takdire layık bir atak yaptı ve ama Dağhan karşılık verebildi bu ataklara. Geçen sene kazanmıştı Dağhan burada, ama kompetisyon bu seviyede değildi, Yağız kalmıştı, lastikler farklıydı vesaire… Geçen seneyle bir diğer benzerlik de, Serhat’ın vukuatları oldu. Geçen sene Yağız ve Dağhan’ı kovalarken yoldan çıkmıştı, bu sene yine Dağhan’a yakın giderken başı derde girdi. Kocaeli etapları yaramıyor “hocaya” pek galiba. Historic klasmanında Engin Kap gerçek bir şova imza attı. Seyirci etabında Süper Türk Canavarı’nı o virajdan o viraja savurarak, ortalığı birbirine kattıktan sonra spin atan Engin Ağabey, hızını gerçek etaplarda da gösterdi ve Kemal Gamgam’ı geride bıraktı. Bileklerine yüreklerine sağlık ikisinin de.

Etaplar demişken, karakter olarak, tam ralli ruhunu yansıtan etaplardı, çok keyifliydi parkur. Kırıcı hiçbir nokta yoktu, doya doya gazladık. Hele ki, ilk etabın sonundaki jump’tan atlamaya doyamadık, lunaparkdaki çocuklar gibi sevindirik olduk sıçrarken. Ama ve lakin, Işıktepe etabına bariyer şart… Mart ayındaki mahalli Kocaeli Rallisi’nde bir otomobilin aşağı uçmasına ramak kalmıştı. Bu yarış Yüksel Ağabey ve İlhan, bana ve Uğur’a ait olan irtifa ve takla rekorunu kırdılar maalesef. Hadisenin oluş şekli, beni 5 yıl öncesine götürdü. Yüksel Ağabey’in arabasının canı hiç yarışmak istemiyordu cumartesi günü. Marş motoru bozuktu. İte kaka çalıştırıldı Citroen. Ve kendini aşağı attı ertesi gün. Bizim Citroen de defalarca yolda kalmıştı, biz de inatla onarıp çalıştırmıştık İstanbul Rallisi’nde. Ve sonrası malum. “At huysuzlanırsa, bir bildiği vardır” derler. Demek ki, bir Citroen bozulursa, fazla üzerine gitmemek lazımmış!.. Yüksel Ağabey’in az önce yanındaydım, O’nda ve İlhan’da ciddi bir yaralanma olmaması sevindiriciydi, geçmiş olsun… Yaklaşık 20 tane kritik viraj var Işıktepe’de. Bu virajlara toplasan 500 metre bariyer çekilse, kimse uçmaz aşağı. Hatta çift sıra beton bariyer bile olur, fazla hızlı gelinmiyor virajlara Işıktepe’de, güçlü otomobiller bile en fazla 3. vites ile geliyor virajlara, çünkü düzlükler kısa. Yani basit bir bariyer operasyonu bile iş görür. Dediğim gibi, etaplar gayet keyifli idi. Yıllardır oturmuş Kocaeli Rallisi organizasyonlarının bir benzerini yaşadık. Bazı hakem noktalarında saat bulunmaması, veya ilginç bir şekilde ters yöne bakması, roadbook’daki bazı hatalar haricinde bir gariplik yoktu. Levent Kantürk’ün çok tehlikeli bir noktada yolda kalan Palio’su, bulunduğu yerden akşama kadar çekilmeyince, yanından hep kayarak geçmek zorunda kaldık. Yol zaten dardı, bir de Palio orada durunca, her defasında Levent Ağabey’in yüzü geldi aklıma, vurursak ne cevap veririz diye. Gözetmen arkadaşlarımız, zor şartlarda görev yaptılar, toz ve sıcak inanılmazdı ve susuz kalmışlar maalesef. Onların da ellerine sağlık, tek bir gözetmen hatası görmedim ben bu yarışta. Kocaeli Rallisi’nin eğrileri doğruları bunlar. Yarışmacıyı pek yormayan ve zorlamayan bir organizasyondu diyebilirim. Çok şükür diyoruz, ne kepazelikler gördük son yıllarda…

Yarışın bahtsızlarına gelelim, listenin en başına yine kendimizi yazıyorum. Artık inandırıcılığını kaybetmeye başladı belki ama, çektiğimizi Menderes ile Ben biliriz ancak… Seyirci etabından itibaren problem çıkaran ve finişe kadar düzeltilemeyen motorumuz, yaklaşık 170-180 beygir civarına mahkum etti bizi. Etaplar hızlı olmadığı için, virajlar arasında hızlanmaya çalışırken sürekli birinci vitese düşmek durumunda kaldık. Bu şekilde 9’unculukla 8’incilik arasında debelenirken, Serkan Yazıcı’nın stop etmesi ve Ünal’ın aracının alev almasıyla, 6’ncılığa kadar yükselebildik. Pek mutlu değiliz, çünkü çok iyi hazırlanmıştık bu yarışa. Kısmet… Bursa’lı pilotların talihleri de Kocaeli’de gülmedi bildiğiniz gibi, Serkan Ağabey’in fenalaşmasından sonra, Ünal’ın da ödü koptu araba yanacak diye. Ki, arabanın tutuşması, aksın şanzıman tarafından çıkarak, boşalan şanzıman yağının alev alması idi, bu da eşine ender rastlanan bir bedevilik. Neyse ki, Jacque söndürebilmiş Evo 9’u. En az ben ve Menderes kadar bahtsız bir başka isim, sevgili Hakan Kargın’dır. O’nun da başına hep bir aksilik musallat olur. Rally Of Turkey’de şanzımanı infilak eden Kargınoğlu’nun, bu defa da arka diferansiyeli havaya uçtu, el freni patladı. Bunlarla uğraşırken de, son derece ilginç bir şekilde karneyi kaybetmişler. Nereden bilsin Hakan, karnenin kafasında üzerinde durduğunu…

27 Haziran’da Pamukova Tırmanma var. Görüşmek dileğiyle…

Ek Bülten:
1. Geçen yazıda, AMK ilk ulusal yarışını yaptı demiştim, ki bizlere ulaşan bir basın bülteni olmadığı için, ben de bu bilgiyi yarışın direktörünün bir foruma yazdığı bültenvari bir yazıdan edinmiştim, Tolga Şansal sağolsun yedi düvele duyurmuş, bunun AMK’nın ilk değil, ikinci ulusal yarışı olduğunu. Ben de buradan düzeltmiş olayım.

2. Malum, Türkiye Tırmanma Şampiyonası’na bir kategori de biz ekledik rallidergisi olarak, “Ağabeyler Kategorisi” diye. Son yarış Antalya Tırmanma’da 3. Ağabey start almadığı için, puan vermiyoruz demiştim ama, ilk yarış Şırlan’da da sadece 2 Ağabey start almıştı ve puan vermiştik, bunu atladık. Velhasıl, bir hata oldu, düzeltelim, 3. yarış sonunda son puan durumumuz şu şekilde, kalan yarışlarda tüm Ağabey ve kardeşlerimize başarılar dileriz.

Türkiye Tırmanma Şampiyonası Ağabeyler Kategorisi puan durumu:

Şırlan  Abant  Antalya  TOPLAM

Öğül Orhan        10         10         10            30

Vedat Diker        8           8           –             16

Cem Acar            –           6           8             14

3. Sezon başından beri yol notları için Ayhan Şahenk Vakfı’nın çocukların yararına yaptığı eğitim faaliyetlerine katkı için sattığı spiralli defterleri kullanıyorum. Oldukça sağlam ve ralli için uygun defterler bunlar, vakıfta 5 TL’ye satılıyorlar. Ben 1 sayfaya 2 km not yazıyorum, bir defter yaklaşık 3 ulusal yarış alabiliyor. Daha küçük yazanlar sezonun kalanını bile sığdırabilir tek deftere. İlgilenen copilot arkadaşlar www.ayhansahenkvakfi.org.tr adresinden bilgi alabilir ve bu defterlerden edinebilirler. Örneğini görmek isteyenler bana ulaşabilir, hatta isteyenlere ulaştırabilirim.

Hatalıysam: arasdincer@rallidergisi.com

Son Haberler : Aras Dinçer

Yukarı
%d blogcu bunu beğendi: