Motor Sporları ve Otomotiv Haberleri

Aras Dinçer: ŞAMPİYONAYA ‘SERKANİZASYON’

Aras Dinçer/Türkiye Ralli Şampiyonası

Eğrisiyle doğrusuyla, bir İstanbul Rallisi’ni daha geride bıraktık. Bu yılın günahı, sevabı, yani toptan ihalesi çokça Vedat’a, biraz da Halid’e kaldı. Herkes olanı biteni izledi, şikayetler de oldu, ama çokça keyif aldık. Alamadığımız yerde veryansın ettik, sonra ne oldu? Bir Türkiye gerçeği ile, yarış bitince her şey unutuldu, gitti. Madem ki biz böyle bir toplumuz, o halde buna layık bir toplumuz demektir. Bir şeyden şikayetiniz varsa, o şikayetinizin arkasında duracaksınız. Var mı kimsenin resmi bir şikayet başvurusu? “Burası ne biçim etap” diye söylenenlerden, elinde yazılı bir dilekçe olan var mı? Söylenmek kolay, gerçekten şikayeti olan bir şey yapmalı. Ortada bir şikayet olmadığına göre, kuyruğu dik tutmayı bırakıp, “rallide bu da var” demeliyiz. Daha önce de kırıcı etaplardan, hatta çok çok daha kırıcı etaplardan geçtik. Zamanında Cengiz Yıldız, sırf bu yüzden boykot yaptı, herkes “Helal olsun Cengiz Ağabey, haklısın, biz de girmeyelim be!!” dedi. Sonra fark ettik ki, bizim 40 yıllık Cengiz Ağabey’imiz, meğer Nasreddin Hoca imiş. Bir allahın kulu gitmedi peşinden, kendisi girmediğiyle kaldı yarışa. Buyurun size Türk tipi motorsporları senaryosu…

Diyeceğim o ki, Vedat’a yüklenirken, iğneyi kendimize batıralım biraz. “Avcıkoru çok güzeldi, hep verin bu etabı” demiyorum ben. Elbette eleştiriler olacaktır organizasyona. Vedat antrenmanlarda kendisi gelip bizzat aynen şöyle sordu: “Bana çok küfür ettiniz mi?” Küfür edilecek bir şey yok bunda, şikayeti olan TOSFED’e başvurabilir. Kimisi otomobilini kırmaktan çekinir, kimisi de kaza yapmaktan. Yüksel Özgür magma tabakasına yuvarlandı, kimseye sesini çıkardı mı “niye uçurum kenarı etap veriyorsunuz?” diye. Ben Ballıca etabında canımdan oluyordum, “Rally Of Turkey’de Ballıca verilmesin” diye mızmızlanmadım. Hepsi aynı kapıya çıkıyor, orası verilmesin, burası geçilmesin dersek, halimize köpekler güler. Tamam, daha düzgün etaplar da var o çevrede. Ama kaldır kondur hep aynı etaplarda yarışmak da artık sıkıcı oluyor. Her virajı 5. vitesle döneceğiz diye bir şart yok, biraz da otomobil kollamayı, tempo ayarlamayı, duruma göre strateji-ayar-galeyan gibi faktörleri kullanmayı öğrenelim. Eleştiri eğer kuru kuruya mızmızlanmak durumunu alıyorsa, elbette kimse ciddiye almaz bir noktadan sonra. Ben Vedat’ın yüzüne söylediğimi, yarışmacılarla ilişkiler sorumlusuna da söyledim, ASN gözlemcisi Murat Kaya’ya da söyledim, ilk normal etap süresi, gereksiz sıkışıktı. Hele ki son lupa çıkarken Via Port’un önünden bir TIR dönüyordu, dakikalarca bekledik, saniyelerle girdik ZK’ya. Keza son normal etap güzergahı, Göçbeyli üzerinden verilebilirdi, trafik düşünülerek. Bunlar eleştiri konusu olabilir. Atlanmış, gözden kaçırılmış mevzular bunlar. Şikayetinizi yetkililere yaparsınız, gerekeni yaparlar. Yapmazlarsa Metin Çeker’e, Mümtaz Tahincioğlu’na çıkarsınız, kesmezse Jean Todt’a mektup yazarsınız.

Gelelim yarışa, Serkan Yazıcı, nihayet sihirli değneğini çıkardı tulumunun cebinden. Seyreden herkes “Serkan bambaşka bir Serkan olmuş, dümdüz gidiyor” diyor. Yağız, yarış boyunca tek bir hata yaptı, ondan sonra da teslim bayrağını çekip, ikincilik puanlarına odaklandı doğal olarak. Şu an bence Türkiye’nin en istikrarlı pilotu olan Burak da, yaşadığı problemlere rağmen, alabileceği maksimum puanı aldı ve liderliği ele geçirdi. Bir yarış daha Super 2000 dopingi ile, avantajını sürdürmek isteyecek ve iyice gazlayacaktır Burak. Fatih, yarışın en bariz tuzaklarından birine yakalandı, dışı daralan ve toprak tepesi olan sağ virajda tumba oldu. Sıfır çekmeseydi, büyük ihtimalle lider Fatih olacaktı bugün. O da Burak gibi, süratini arttırmak ve önündekilerin hatalarını çok iyi değerlendirmek zorunda artık. Ercan Ağabey, sadece Uğur’u arkasında tutmaya yetecek kadar gazladı. Bu arada Uğur’a bravo demek lazım. Yüksek temposunu yarışın sonuna kadar hatasız sürdürdü. Bize gelince, ilk lupta doğru ayarları bulmak için uğraştıktan sonra, daha bir hızlı gitmeye başladık. Malum, bizim havucumuz Genel Klasman altıncılığı oldu artık. Yine altıncı bitirmeye odaklandık ve Mustafa Söylemez’le sürekli ataklaştık karşılıklı. Lastikleri patlamasaydı son etaba kadar yüreğimiz ağzımızda olacaktı. Son üç yarışı altıncı bitirdikten sonra, Türkiye altıncılığında en iddialı isim biz olduk artık, kimselere kaptırmayı düşünmüyoruz. Rahmetli Barış Manço’nun tabiri ile, “10-10-10=30 puanla şampiyon” tekerlemesinden feyz alarak, adam olacak çocuk yarışmasından fırlamış gibiyiz. Dağhan’ın temposu da oldukça iyi idi fakat lastik piyangosu bu kez O’na vurdu. Lastiği değiştirdikten sonra, bizim geçmemiz için yola çıkmadan durup beklemesi, büyük centilmenlikti. Hocalar arası rekabette, Serhat ve Ünal hocalar, ilk etap olan dershane’de avantajlarını kullansalar da, başlarını yine derde soktular ve Şimşek Hoca Ünal Şenbahar’a boyun eğdiler. (Bu hoca işi de fıkraya döndü artık) Ünal niyeti bozmuş, İtalyan ekolünün üstünlüğünü kabul etmiş, Japon aracını Abarth Grande Punto Super 2000 ile takas etmiş. Hayırlı uğurlu olsun diyoruz, bastır Şimşek Hoca! 2 şeker Ford’lar ile Emre ve Murat’ın tempoları için yine tebrik koyuyorum. Emre ensemizde bitirdi, Murat da O’nun ensesinde. 2R2’ci Emre ile Orhan’ın araları yarım dakika…

Durumu toparlayacak olursak, bir ara kopar gibi olan şampiyona, bu yarışın sonuçlarıyla iyice sıkıştı, zevkli hale geldi. Puan durumuna “serkanizasyon” gerekiyordu, iyi oldu. Şampiyonlukta gerçekçi iddiası olan dört pilot, yaklaşık 20 puan içinde ilk dörde yerleşti. Artık kimsenin hata yapma lüksü de kalmadı. Önümüzdeki yarışlar, çok daha enteresan olacak. Türkiye Grup N şampiyonluğu için, Fatih işi bitirecek gibi görünüyor, arkasından gelen Ercan Kazaz fazla zorlamayacaktır. Burak ise, Boğaziçi Rallisine de Super 2000 ile giriyor, O da Grup N şampiyonluğunu ikinci planda tutuyor doğal olarak. Burak ve Fatih, Super 2000’lerin aralarına daha fazla burunlarını sokarlarsa, son yarışlar hakikaten lezzetli bir çorba halini alacak. Sınıf 2-6 ve 7’de de işler karışık. Bakalım, nostaljik ismi ile tekrar karşımıza çıkan Boğaziçi Rallisi’nde neler olacak. Bu yarışı en son 1999’da bir Türk kazanmış, Volkan Işık. Ecnebi egemenliği sona erebilecek mi? Bağdat Caddesi’nden start çok cafcaflı olacak, süper fikir, fakat ilk normal etap 24 km-30 dakika verilmiş. O trafikte ceza yemeden gidebilecek miyiz acaba?

Dün Rally Bulgaria da sonuçlandı ve kimsenin şaşırmadığı bir şey oldu. Citroen’ler 1-2-3-4. Raikkonen kaza yapmasaydı, beşi bir yerde takacaklardı Malcolm Wilson’a. Malcolm Ağabey isyanlarda, “dünyanın çevresini dolanacak kadar test yaptık, yine kol böreği oldu” demiş. Hakikaten, açıklamaları durumu ortaya koyuyordu. Yüksek irtifa’da Focus WRC’lerin kediye dönmesi durumu, yine yaşandı. Üstüne bir de, ellerine geçen tek fırsat olan yağmur’da da yanlış lastiklerle yakalanınca, film koptu yine. Bu Ford’un yaşadığı kaçıncı hava durumu faciası. Bir kere bile yağmur ile güneşi ayıramayan istihbaratları yüzünden, yine koca bir yarışı çöpe attılar. Her nedense her seferinde havayı doğru tahmin eden taraf, Citroen oluyor, bu tesadüf olamaz. Peter solberg’e Chris Patterson aşısı iyi tutmuş görünüyor. Rally Of Turkey sonundaki kehanetim galiba doğru çıkacak. Bu sene Sebastien’ler 1-2 olur, ama hangisi önde bitirir bilemem. Ogier eniştemiz fena bastırıyor, Loeb öksürse üzerinden geçecek. Ben esas üçüncüyü merak ediyorum. C4 WRC’nin asfalttaki büyüsünü keşfeden Petter Solberg, üçüncülüğü Hirvonen’den alabilir.

Bir fotoğraf bir nasihat köşesinde yine mütevazilik üzerine Yunus Emre vari bir hayat dersi veriyoruz. Serkan Yazıcı, onca yarış stresine rağmen, kendisine agucuk yapılmasına izin vermiş, her pilotumuzdan göremeyeceğimiz bu kare için sevgili Gürkan Çağlar’a teşekkürler. Serkan Yazıcı’nın yanaklarını sıkan bu kıllı kolların sahibini doğru tahmin edene, Osman Tüter’den üç öğün tam pansiyon yarış günü hediye.

Ek bülten:

1- Babasının vefatı nedeniyle, İstanbul Rallisi’ne giremeyen Bilge Ayan’a başsağlığı diliyoruz. Umarım Bilge en kısa zamanda kendisini toparlayıp aramıza döner.
2- Türkiye Tırmanma Şampiyonası’nın son ayağında, Ağabey’ler Kategorisi’nde tek yarışmacı start aldı. 10 puanı cebe atan Cem Ağabey, şampiyonada ikinciliğe yükseldi. Güncel puan durumumuz şu şekilde:

Türkiye Tırmanma Şampiyonası Ağabeyler Kategorisi puan durumu:

Şırlan  Abant  Antalya  Pamukova          TOPLAM
Öğül Orhan        10         10         10             –                         30
Cem Acar            –           6            8            10                        24
Vedat Diker        8           8            –              –                         16

Hatalıysam: arasdincer@rallidergisi.com

Son Haberler : Aras Dinçer

Yukarı
%d blogcu bunu beğendi: