Motor Sporları ve Otomotiv Haberleri

Aras Dinçer : Bir Seyirci Gözüyle, Soğukpınar Tırmanma

Aras Dinçer/Türkiye Tırmanma Şampiyonası

Boğaziçi Rallisi öncesi stresimizi atmak için gittiğimiz ve yatılı-yemekli tam pansiyon takip ettiğimiz Soğukpınar Tırmanma yarışı izlenimlerimi aktarmak istedim.

Öncelikle söylemek lazım ki, geçen seneki Gürsu ve Yeşil Bursa organizasyon facialarından sonra, bu sene daha bir derlenmiş toplanmış buldum bu yarışı. Start noktasında geçen seneye benzer bazı karışıklıklar yine yaşanmış ama şikayeti olan bir yarışmacı ben görmedim. Parkurun Uludağ’a alınması harika bir fikir olmuş. Soğukpınar aslında oldukça riskli ve zor bir etap ama, gerek servis alanının Gürsu’ya göre çok daha düz ayak olması, gerekse bu Allahın sıcağında hem pilotlara hem otomobillere eziyet olmaması için, dağ tarafı daha doğru bir tercih gibi geldi bana.

Bu yarış için seyirci kadromuzu bendeniz, bitmek tükenmek bilmez istekleri ve hiçbir şeyi beğenmemesiyle illallah dedirten Yüksel Özgür ve O’na ayak uydurmaya yeltenen çekirge Orçun şeklinde oluşturduk. Osman Tüter’den aldığımız yol göçmesinden mütevellit trafik faciası tüyosu ile, karadan gitmek yerine, feribotu tercih ettik. Osman ve Catering’de bizi hiçbir zaman aç-susuz bırakmayan Sebahat Hanım ile buluşarak, Yenikapı’dan başladık yolculuğumuza. Feribotta dördümüz bir yerde oturmakta zorlanırken, tek kalan Sebahat Hanım’ın canı sıkılması sonucu telefonuyla konuşmasından ötürü görevlilerin gelip uyarmasıyla soğuk terler dökerek yanaştık Mudanya’ya. Otel’de özenle hazırlattığım kokoreçlere önce burun kıvıran, sonra da neredeyse hepsini yiyen Yüksel Ağabey ile akşam için planlar yapmaya başladık.

Yemek sırasında aldığım üzücü bir telefon ile, gecemizi kısa kesip otele döndüğümüzde, kendimizi uykuya verip, ilk antrenman çıkışlarından hemen önce servis alanına vasıl olduk. Aaa bir de baktım, Türkiye’de ne kadar nefesi kuvvetli hocamız varsa, hepsi orada, müritleriyle beraberler. Serhat-Ünal hocalar (ikisi birleşik bir konsept Onlar) grup N Palio’lardan oluşan hafızlarıyla, Kategori 1 için kalkıp taa Uludağ’lara gelmişler. İlk gördüğümde “hayırdır inşallah, hangi dağda kurt öldü, girmedikleri yarışa gelmiş bunlar” diyordum, tulumlarla görünce anladım durumu. Yeni web sitesi yakında yayına girecek olan Şimşek Hoca Bay Şenbahar da, bir yandan antrenman çıkışlarını yaparken, bir yandan da öğrencisi Orçun’a asfalt dersi, bir başka müridi Fatih Ayhan’a da sıcak tavsiyelerde bulundu. Volkan Ağabey bizzat Halim Ateş ile ilgileniyordu. Yeni hocalarımızdan Kaan Hoca da, Simin projesi için dağdaydı. Kaan baya ciddi hazırlıyor Simin’i, seneye bu zamanlarda fişek gibi bir bayan pilotumuz olacak diyor. Yarı motorcu yarı rallici hoca Tolga Çilingir de oradaydı, kardeşi Burcu’ya koçluk yapmak için. Yüksel Özgür’ü de ben getirdim, muhtelif çadırlarda etüt öğretmenliği yapsın diye, e daha ne olacak… Elinizi sallasanız hocaya çarpıyordu Uludağ’da, ortalık Bursa müftülüğü gibiydi… Çok sevimli ve komik bir atmosfer vardı yani. Adı sanı duyulmuş hocalarımızdan bir tek Alptekin Hoca yoktu sanırım, O da kurumsal takılıyor zaten… Atladığım hocalarımız varsa, aflarına sığınıyorum, çarpılmayalım…

Yarışa gelince, bu zorlu etapta bolca spin ve kaza izledik maalesef. 11 yıl önce 1999 ve 2000 Türkiye Rallileri’nde Ford Ka’lar ile yokuş aşağı geçtiğimiz Soğukpınar etabı, basit gibi görünen ama arabalar geçtikçe tehlikesi çok artan bir etap. Daha antremanlarda Doktor T Honda’sına zarar verdi. O’nu Alper Akgün izledi, Fatih Ayhan ve “İmam” Burak Özaltolmaz da yoldan çıkarak teslim bayrağını çektiler. Diğer yarışmacılardan da zor anlar yaşayanlar olmuştur muhakkak ama en üzücü kaza Öğül Ağabey’in başına geldi maalesef. “Vukuatlı çeşme” olarak bildiğimiz, Ethem Genim’in Palio Kit-Car ile 99 yılında saplandığı, bizim de Osman ile direğinden döndüğümüz çeşmeli virajda, Öğül Ağabey tepe üstü freni kaçırınca karşıya uçtu. Boynunda zedelenme vardı ve fazla kıpırdatamıyordu. Telefonda konuştuğumda ufak bir çatlak olduğunu söyledi ama şimdi daha iyiymiş sevgili Öğül Ağabey, acil şifalar diliyoruz kendisine. Bir kere daha gördük ki, HANS denen şeyi, boş yere zor koşmuyor FIA. Öğül Ağabey’in HANS’ı vardı ama takmıyordu. Benzer şekilde, mahalli rallilerde zorunlu değil diye, HANS’ı olanlar dahi takmadılar. Bunlardan biri de Özlem’di ve boynu aynı şekilde sakatlandı, HANS’ı olup da takmadığı için… Önümüzdeki bu iki örnekten sonra, hala HANS sahibi olup da, mahallilerde, tırmanmalarda “amaaaan!” deyip, takmayıp, kaza yapan ve boynu sakatlanan olursa, kendi derdine yansın, ne diyeyim. Alper, kaza geçirmesine karşın, güçlü Saxo ile kategorisini kazanmayı bildi. Aynı şekilde bir başka kazazede Doktor T de, Alfa 156’lı Ümit ile mücadelesinde gülen taraf oldu. Doktor, Uludağ’a resmen toprak ayarları ile gelmiş, Honda leylek gibiydi, indirince çok daha rahat etti sanırım. Ümit gitgide hızlanıyor görünüyor ama Honda ile mücadele etmesi için biraz daha beygir gücüne ihtiyacı var maalesef. Şimşek Hoca, best time smaçı ile çok rahat kazandı, ama Öğül Ağabey2e de bir o kadar canı sıkıldı ki, neredeyse yarıda bırakacaktı yarışı. Taner de Cem Ağabey’e üstünlük sağladı, şampiyonluk kovalıyor Kategori 5’te. Yeni Evo’lanan Çağrı, Onları takipte. Kategori 6’da, Serhat, bir başka Alfa Romeo ile, Opel’lerin arasına girmiş. Bu yarışın gözle görünür hızlıları Ünal ve Taner idi.

Ağabeyler Kategorisinde yine 2 start vardı, Öğül Orhan kaza yapınca, 10 puan Cem Ağabey’e gitti ve liderliği ele geçirdi. Son puan durumu ek bültende.

Bir fotoğraf, bir nasihat köşesinde, şu “sözde görevlendirilmiş magandalar” durumuyla ilgili bir şeyler söylemek istiyorum. Artık neredeyse her tırmanmada, boynunda kartı bile olmayan, ama kendine görevli süsü vermiş, sağa sola talimat yağdıran, seyircilere efelenen bazı tipler görüyoruz. Eskiden rallilerde bu tip insanlar vardı, ama şimdi ralliye gelen yüzler hep aynı olduğu için, ve görevliler de daha titizlikle seçildiği için, çok sık yaşanmıyor. Fakat bizim Abant Tırmanma’da yaşadığımız olayın benzerini, bu yarış Harun ve Hakan Ertarman yaşamışlar. Klüpler, kuraldan kitaptan habersiz ve bilgisiz bu insanlara görev vermemeli. Gelen bir avuç seyirciyi kaybederiz yoksa. Hadi bizler hasbelkader bu işin içinde olan insanlarız, sersemin biri abuk subuk bir şey söylerse karşılık verebiliyoruz. Ama yarışları seyretmeye gelen köylüler var, veya eş dostumuz var. Bu fotoğraftaki arkadaş gibi, bu sporu çok seven insanlar var. Bunlara bu şekilde davranılmamalı.

Şu “etabın çevresine araba parkedilmez” saçmalığından da bir an önce kurtulmamız lazım. Bunu diyenler, bunda diretenler hiç mi avrupadan ralli görüntüleri izlemiyorlar, hayret ediyorum. Gigi Galli’nin Evo 6 ile attığı spinde kaç araba görünüyor yolun tam da kenarında? Yolu veya- yarış çizgisini kapatmadığı, yada çok yaklaşmadığı sürece, araçları etabın çevresine parketmek normaldir ve araç sahibinin kendi riskidir. Benim arabamı çektiğim noktaya eğer yarış arabası uçuyorsa, o adam zaten o noktada yarışı bırakmış demektir, çünkü kimse yolun ortasına park etmez, tepeye bayıra park eder, arabasına zarar gelsin istemez. Etaptan en az 15 metre uzakta duran araçlar için “Arabanızı yolun kenarından çekin” diyen taş kafalılar, yarış otomobilleri geçerken, kendi arabalarıyla etaba dalıyor. Bu tip adamlara prim tanımamak lazım.

Bu Pirelli’yi Naim Süleymanoğlu edasıyla havaya kaldıran arkadaşı da tebrik ediyorum, “ben bu sporu çok seviyorum” diye ortada dolaşan birçok kendine Müslüman insandan daha fazla sevdiği kesin… keşke bunun gibi daha çok seyircimiz olsa. Fotoğrafı Yalçın Arsan’ın sayfasından çaldım…

Ek Bülten:

Türkiye Tırmanma Şampiyonası Ağabeyler Kategorisi puan durumu:

Şırlan Abant Antalya Pamukova Soğukpınar Toplam
1 Cem Acar 6 8 10 10 34
2 Öğül Orhan 10 10 10 30
3 Vedat Diker 8 8 16

Hatalıysam : arasdincer@rallidergisi.com

Son Haberler : Aras Dinçer

Yukarı
%d blogcu bunu beğendi: