Çağlar Süren : Barcelona’dan İstanbul’a

Çağlar Süren

Rallidergisi-CaglarSuren-BarcelonaRX_3Motorsporları Katedrali olarak da bilinen Katalunya Pistinde muhteşem bir hafta sonu geçiren Dünya Rallikros Şampiyonası ekipleri İstanbul’a vardılar bile. Önce İspanya ayağından bahsedelim.

Uzun yıllardır hayranı olduğumuz Formula1, MotoGP, WTCC kahramanlarının yarıştığı, torunlara anlatılacak olaylara sahne olmuş, efsane isimleri misafir etmiş hatta yetiştirmiş bir pistten bahsediyoruz. IstanbulPark’ın öncü olduğu büyük pistin içine Rallikros Pisti monte etme akımına bu sene Hockenheim ve Katalunya pistleri de katıldı. Hockenheim, DTM ile yapılan anlaşma ile aynı hafta sonu gerçekleştiği için Dünya Rallikros Şampiyonası biraz DTM gölgesinde  kalsa da seyircileri hayran bırakmayı başarmıştı. Katalanlar ise seyri çok kolay, geniş düzlükleri ve sert zeminli toprak bölümü ile geçişlere imkan tanıyan bir pist hazırlamışlar. Bu da tribünleri dolduran 20bin civarında (resmi açıklanan rakam bu olsa da bence daha azdı) seyircinin temposu çok yüksek yarışlar izlemesine zemin hazırladı. Finalde Petter Solberg’in ikinci sıradan kalkıp uzun start düzlüğü ve takip eden geniş virajda Hansen’i geçerek liderliği alması ise herkesin nefesini kesti. RXLites Şampiyonasında ise neredeyse tüm yarışlar bitiş çizgisine kadar ayna aynaya devam etti. O kadar ki, örneğin Heat2’de Bryntesson ve Raymond arasındaki fark 0,19 saniye idi.

Padok alanı ile yarışın gerçekleştiği alan birbirine o kadar uzaktı ki, servis alanından minibüslerle sürekli insan taşıdılar. Ancak benim gibi acelesi olanlar servis beklemek yerine o mesafeyi koşmayı tercih etti. Motorumu hiç bu kadar özlememiştim.  Keşke yanımda  olsa diye çok hayıflandım ama nafile. İstanbulPark bu konuda sezonun en iyisi, ancak bu kadar derli toplu olabilir.

Geçtiğimiz yılın şampiyonu Petter “Mr. Hollywood” Solberg, Peugeot takımının son 3-4 yarıştır sezonu domine etmesine dur dedi ve yarışı kazandı. Hem kendisinin hem de takımının zafer sevinci görmeye değerdi. Bu zaferin arkasında nasıl bir emek olduğunu bilen bilir. Kristoffersson VW Polo’suyla bir parlayıp bir söndüğü sezonda bu kez podyuma çıkmayı başardı. Hansen de Peugeot 208’i ile üçüncü olarak podyumu tamamladı.

Rallidergisi-CaglarSuren-BarcelonaRX_4

RXLites ise başlı başına büyük ses getirdi. Dünya Rallikros arenasında ilk kez bir Kenyalı hatta ilk kez bir Afrikalı, RXLites ile yarıştı. Geçtiğimiz yıl sonu İstanbulPark’ta Avitaş Motorsport’un organizasyonunda düzenlenen Test Gününe katılan 17 yaşındaki Tejas Hirani, Kenya Turizm Bakanlığı desteğiyle Katalunya Pistinde start aldı. TOKSport’un garajından yarışan Tejas, İstanbul ve İtalya’da da yarışacak. Biraz İskandinav hegemonyasında yürüyen Dünya Şampiyonası aksine RXLites gerçek uluslararası şampiyona olma yolunda bir adım daha atmış oldu ki bu First Corner ekibinin ana hedefleri arasında yer alıyor. Hatta önümüzdeki hafta İstanbul’da yine bir ilk gerçekleşecek ve Katarlı Khalid Al-Suwaidi TOKSport’un garajından RXLites ile yarışarak, bu arenaya giren ilk Ortadoğulu olacak.

Çok ses getiren bir başka isim de İspanyol Laia Sanz oldu. 2015 Dakar yarışında en iyi kadın sürücü olmasının yanında genel klasmanda 9. bitirerek gelmiş geçmiş en iyi kadın sürücü ünvanına da sahip olan Laia, RXLites ile rallikros parkurunda şansını denemek istedi.  Yarıştan sadece 2 hafta önce yine Katalunya Pistinde bir Seat Leon ile 24 Saat yarışına katılıp ekibiyle kendi sınıfını kazanan Laia, malesef bu kez umduğunu bulamadı. Menajeri, basın sorumlusu, antrenörü, yardımcısı gibi kalabalık bir ekiple piste gelen Laia, eminim Solberg’ten daha çok imza vermiştir seyircilere. Yerel kahraman olmak böyle bir şey. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Menajerinin yarış öncesi söylediği manidar: “SuperCar yerine RXLites tercih ettik ki sportif başarıyı daha kolay kazanalım ve bunu kullanabilelim.” Adamcağız nereden bilsin RXLites rekabetinin bu kadar yüksek olduğunu! Laia en iyi yarışında liderle arasındaki farkı 23 saniyeye indirebildi. Kariyerimi bitirdiniz diye ağlaması da cabası. Kızcağıza “rallikros bu, kurtlar sofrası, neye uğradığını şaşırırsın” diyen çıkmamış hiç!

Bir başka itiraf da 1997 Avrupa Ralli Şampiyonu, Dakar fatihi, Polonyalı efsane pilot Krzystof Holowczyc’ten geldi. Ayak üstü sohbetimiz sırasında iç çekerek şunları söyledi: “Sezon öncesi, birkaç çoluk çocuğu geçer, şampiyon olur, kariyerime bir yenisini eklerim diye düşünmüştüm. Ne büyük hata etmişim! RXLites rekabeti, SuperCar’dakinden daha fazla,çünkü şartlar her zaman eşit. Üstelik, RXLites kullanan, SuperCar’ı çok daha kolay kullanır. Geleceğin şampiyonları kesinlikle buradan çıkacak…”

Bunları duymak hepimiz için ne büyük gurur.

Rallidergisi-CaglarSuren-BarcelonaRX_2

 

Bu hafta sonu Dünya Rallikros Şampiyonası İstanbul’a geliyor. Bir kez daha ev sahibiyiz. “Dünya Şampiyonası” ünvanına özellikle vurgu yapmak gerek. Ulusal, bölge veya özel kupa falan değil; Dünya Şampiyonası! Bunun farkında mısınız?

Yakın çevremde, özellikle camiada dönen konuşmalara, burun kıvırmalara hiç girmeyeceğim. Sadece şunu belirtmekte fayda görüyorum. Bir kaç idealistin omuzlarına böyle büyük bir işi yüklemek hiçbir zaman doğru olmadı, olamaz da. Sonuçlarını geçmişte yaşadık, gördük.  Herkesin bu hafta sonu gerçekleşecek yarışa sahip çıkması gerek. Bilet fiyatları pahalı diyenlere cevabım, sezonun en ucuz biletleri İstanbul’da olur. İki gün için 98 TL. En yakın örnek, iki hafta önce İspanya’da günlüğü 50 Avro, Fransa’da 35 Avro idi. Merak eden araştırabilir. Üstelik bu sene pistte iyileştirmeler yapıldı. Artık gerçek bir zıplama noktası var.  Vural Ak, hiç de mecbur olmadığı halde, sadece gelecek seyircilere daha iyi görüntü verilebilmesi için epey masraf etmiş, IstanbulPark ekibi büyük emek harcamış.  Geçen sene çok dar olan ilk viraj artık daha geniş, zıplama noktası ve toprağa giriş U virajında daha geniş alan. Bunlar ciddi masraflar. Bilet satışından elde edilecek gelir bu küçük değişikliklerin masrafını bile karşılamaz.

Bir de işin uluslararası boyutu var. Geçen yazımda belirttiğim gibi bazı ülkeler sezondan bir yarış kapmak için sıraya girmiş durumda. Bunların başında Letonya geliyor. Katar ve Rusya sırada. Hatta Kenya bile oyuna dahil olma yolunda adımlar atıyor ve bu girişimlerde Halid Avdagiç’in de katkısı büyük. Kısacası, boş tribünlere yarış yapmak kimsenin işine gelmiyor. Tribünleri dolduracak alternatif ülkeleri tercih etmek her an mümkün. En iyi ihtimalle Intercity IstanbulPark’ın IMG ile olan anlaşması bitince yenilemez ve biz de kalan son Dünya Şampiyonası yarışımızdan oluruz. Hazır önüne konmuş bülteni bile yayınlamayan medya mı, daha iyisini yapabilecekmiş gibi konuşan insanlar mı, kimler kına yakar bilemiyorum.

Önümüzde büyük bir fırsat var ve hepimize görev düşüyor. Bu Dünya Şampiyonası yarışına sahip çıkmalıyız. Bilinirliğini arttırmak, duyulmasını sağlamak, daha fazla insana bu bilgiyi ulaştırmak artık o kadar da zor değil. Sosyal medyanın gücü hepimizce malum. En küçük katkı dahi, birleştiğinde büyük etkileri yaratabiliyor. Biraz pozitif olmaktan hiç kimse zarar görmemiştir bugüne kadar.

Aracı olmayanlar için hatırlatmakta fayda var. Yarış günlerinde Bakırköy, Bostancı, Kadıköy, Pendik ve Taksim’den tüm gün otobüs seferleri düzenleniyor. Piste gelemeyenler de NTVSpor’dan (yine bir bel hareketiyle fikir değiştirmezlerse) Pazar günü 14:00 -16:00 saatleri arasında yapılacak canlı yayını izleyebilirler.

Hafta sonu 21 SuperCar ve 10 RXLites start alacak. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi yine muhteşem bir şölen bizleri bekliyor. Starta dizilmiş canavarların kudretli sesi ve dünya şampiyonlarının tampon tampona mücadelesi  hiç şüphesiz ki nefesleri kesecek. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi Şampiyon belli değil ve puanlar çok yakın. Son yarış olan Arjantin, ülkedeki seçim ve muhatap bulunamama gibi gerekçelerle büyük ihtimalle iptal oldu. Yani İstanbulRX, İtalya’dan önceki son yarış ve rekabet inanılmaz boyutlara ulaşmış durumda. Bu tarihi anlara şahit olmak için önümüzde çok kolay ulaşabileceğimiz bir fırsat var. Orada olacak mısınız?

Çağlar Süren
caglar@rallidergisi.com