Aras Dinçer: Bir Tutam Tırmanma, Bir Fırt Ralli…

Kategori : Aras Dinçer

Sezonun en önemli aylarından biri Temmuz… Önce İstanbul Rallisi’nde kozlar paylaşıldı, sonra Abant Tırmanma keyfini yaşadık. Yarış takvimi yayık ayranına dönmeseydi, arada bir de Kros izleyecektik ama ertelendi. Ne ki, sadece 10 gün sonra da Kocaeli Rallisi’nde didişiyor olacağız. Hem Abant Tırmanma’nın hikayesini anlatmak, hem de Otosan Kocaeli Rallisi’ne bir giriş yapmak istedim ben de…

Abant Tırmanma’yı son iki senedir yerinde izlemiştim, özellikle geçen sene keyif katsayısı oldukça yüksekti. ANOK’un yetkili ağızlarından da davet alınca, TOK Sport kervanına katılıp, cumartesiden katıldım kumpanyaya. Bolu’daki meşhur meydana vardığımızda teknik kontrol devam ediyordu, biz de bir aile masası yapalım dedik… Seyhun Duru, Oğuz Bozkurt, Nebil Erbil, Şeref Akgün, Sait Kuş ve birkaç eküri ile şişelerce soda, demliklerce çay içtik, geyik yaptık. Bir ara Direktör Meriç herkesi brifinge çağırdı, herkes briflendikten sonra seremonik starta doğru hazırlanmaya başladık cümbür cemaat. Artık alışılageldik şekilde meydandaki adanın etrafında her start alan pilot kendince şovunu yaptı. Doğal olarak bazıları bocaladılar bu şovda, küçük Önden çekişli otomobiller içinde meydanda tek yan gidebilenler Alkan ve Bülent oldu, dört çekerler ise tabii ki bol alkış aldılar halktan. Start yine kalabalıktı, motorsporları en çok Bolu’da ilgi görüyor desek, sanırım yanlış olmaz. Bu arada start seremonisinde, YÖN Engelsiz Sanat Derneğindan katılımcılar da vardı ve bazı otomobillere binip, yarış heyecanını az da olsa tattılar. Yarışın en güzel tarafı buydu, engelli kardeşlerimizin yarış otomobillerine meraklı bakışlarını görmeliydiniz. Otomobilleri yakından gördükleri için o kadar ilgili ve mutluydular ki… ANOK’u bu ince düşünce mahsulü etkinlği için ayrıca tebrik etmek lazım…

Start sonrası güzel bir yemek yedikten sonra, Vedat Abi’nin kampına misafir olduk, dondurucu Bolu gecesinde polarlara sarındık. Ertesi gün ise yarış 12’de başlıyordu, Geç saatlere kadar herkes bir yerlere dağılmış, sonradan dinledik hikayelerini, “Bolu çok ucuzmuş!”

Uzatmayalım yarışa geçelim… Pazar günü, yukarıda saydığım kadroya Serkan Duru ve Cem Özdemiroğlu da katılınca, oldukça eğlendik. Fly finish’i gören tepeden, vadinin aşağısından geçen arabaları takip ederken, iki noktadan aldığım ara zamanlar sebebiyle, Serkan Bey’in takdir ve teşekkürlerini topladım. Bu arada Cem, yaptığı kazanın izlerini üzerinden atmış, yarışmak için gün sayar hale gelmiş. Kategori 1’de Taner Canbolat, Peugeot avantajını kullanarak kazandı, ama esas hızlı görünen Sinan Saatçi oldu, O’nu rallilerde de bir görmek iyi olabilir… Tan Abi ve Alkan kategorilerini zorlanmadan kazandılar, ama Sanver’in ihtiyar 309 ile ilk antrenman çıkışını Alkan’ın sadece 1.5 saniye arkasında bitirmesi enteresandı. Yarışta neler olacak derken, pes etti 309 maalesef… Esas çekişme yine Kategori 4 ve 2’de idi. Ragnotti’si ile Ümit’in Alfa Romeo’suna karşı büyük bir avantajı olan Bülent, yine de ayağını gazdan nadir çekiyor. Zamanlara bakıldığında, dört çekerlere en çok yaklaşan Bülent oldu. Öte yandan, yine doğruyu söylemek lazım ki, Yanlış yaylar ve süspansiyon ile yarıştığı apaçık ortada olan Ümit, kullandığı otomobil de göze alınırsa, olağanüstü bir mücadele veriyor. Alfa’ya doğru 4 yay ve 4 amortisör taksa, çok daha hızlanabilir Ümit, ama inatla yapmıyor… Kategori 4’de ise, antrenmanlarda fazla risk almayan Vedat Abi, yarış çıkışlarındaki temposuyla rahat kazandı. Taner’in Subaru’su dışarıdan çok hırpani görünse de, fena yürümüyor. Diğer Evo’ları geçmeyi başardı. Şeref Abi “Biraz daha güç olsa” diye hayıflanırken, komik hikayeleri ile bizi gülmekten öldüren Nebil ise, yeni edindiği Evo 8 ile sıkı fıkı olmaya çalışıyordu. Yarışın büyük telefatı ise Burak Özaltolmaz oldu. Palio’sunu önce vuran sonra yakan Burak, zavallı aracını hayattan bıktırmayı başardı ve yeni bir otomobil arayışına geçti. Demek ki neymiş… Palio alt olur, Burak Özaltolmaz…

Bu yarışta yine araçlarının görüntülerini çok önemseyen arkadaşların, aynı profesyonelliğini aracı yarışa hazırlamada ve sürücülük konusunda gösteremediklerine de şahit olduk bir kez daha. Bu arkadaşlara “önce can, sonra canan” diyoruz, facebook rallicisi olmaktan vazgeçip, biraz “pacebook” pilotu olmayı denemelerini tavsiye ediyoruz…

Yarışın direktörü Meriç, Organizasyon Komitesi Başkanı ise Mazhar Abi olunca, enteresan ve matrak bir mücadele izledik. Meriç her zamanki ciddiyeti ile yarışı idare ederken, en ufak bir hata bulmak için herşeyi didik didik eden Mazhar Abi de, akbaba gibi ensesindeydi Meriç’in. Herşey iyi idi, güzeldi de, ANOK’un -bizim zamanımızdaki- eskilerinden kimseyi göremez olduk ANOK yarışlarında artık. Arada bir Agah Abi görünüyor, hepsi o kadar… Doruk Gökşin, Turhan Türker, Nuri Sertoğlu, sizleri de bekliyoruz…

Gelelim Kocaeli Rallisi’ne… İlan edilen güzergaha bakılırsa, Mahmut Ayverdi yine keyifli bir parkur oluşturmuş anlaşılan. Antrenmanda göreceğiz… Seyirci etabı, krokiden anlaşıldığı kadarıyla geçen sene ile aynı. Gerek topladığı ilgi, gerekse karakter olarak Türkiye’nin en güzel seyirci etabı Interteks… Ford-Otosan’ın tam 10 yıldır verdiği destek ile, Kocaeli Rallisi, ülkenin elit rallilerinden biri oldu. Sponsor Otosan’ın desteği yadsınamaz elbette, ama şu etaplara Ford modellerinin isimlerinin verilmesi biraz tuhaf olmamış mı? Hangi etabın, hangi araba olduğunu öğrenmek ve hatırlamak zorunda kalacağız şimdi… Fiesta mıydı, Transit miydi vs… Kalan diğer iki etaba da Granada ve Taunus denseymiş keşke… Yıllar sonra motorsporlarıyla hiç ilgisi olmayan insanların yanında bu yarıştan bahsederken, “Sana Transit’te nasıl 3 çakmıştım” diye bir cümle kurarsak, hakkımızda ne düşünürler…

Güzel bir yarış bizi bekliyor, Otosan Kocaeli Rallisi’nde görüşmek üzere…

Hatalıysam: arasdincer@rallidergisi.com

Bir Cevap Yazın

Son Haberleri :

Yukarı Git
%d blogcu bunu beğendi: