Category archive

Otomotiv

Tamamen Elektrikli MINI Yola Çıkıyor

%s Otomotiv

Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu MINI%100 elektrikli ilk seri üretim modeli MINI Cooper SE, diğer adıyla MINI ELECTRIC’i, gün ışığına çıkardı. Uzun süren Ar-Ge çalışmaları neticesinde üretime hazır hale gelen yeni MINI ELECTRIC, 184 beygir gücündeki motoru ve 270 km’ye ulaşan menziliyle dikkat çekiyor. Genlerindeki karakteristik MINI özelliklerini oluşturan keyifli sürüş, etkileyici tasarım ve premium kalite anlayışını koruyan MINI ELECTRIC, markanın ilk yüzde yüz elektrikli seri üretim modeli olma özelliğini taşıyor. Elektrik motoru ürettiği 184 beygirlik gücü ön tekerleklere aktırırken, MINI’nin kendi geliştirdiği sürüş dinamikleri sayesinde MINI ELECTRIC benzersiz bir kullanım keyfi vadediyor. MINI’ye özgü go-kart hissini koruyan ve benzersiz bir esneklik sunan MINI ELECTRIC, özel olarak geliştirilen lityum-iyon bataryaları ile tam şarjda 235 ila 270 km arasında değişen bir menzil sunabiliyor.

3.9 saniyede 60 km/s hıza çıkıyor

MINI ELECTRIC, 0-60 km/s hızlanmasını 3.9 saniyede gerçekleştirirken, 0-100 km/s hızlanmasını da 7.3 saniyede tamamlıyor ve elektronik olarak sınırlandırılan 150 km/s’lik son hıza ulaşabiliyor. Güncel MINI 3 Kapı modeli üzerinde geliştirilen MINI ELECTRIC, Alman üreticinin şehir içi ulaşım konusunda öncülük ettiği konsept elektromobilite çağına en uygun şekilde ayak uydurarak, öncü rolünü korumaya devam ediyor. Tamamen elektrikli ilk premium küçük otomobil olarak yollarla buluşmaya hazırlanan MINI ELECTRIC, 50 kW’lık hızlı şarj sayesinde 32.6 kWh kapasiteli pillerinin yüzde 80’ini sadece 35 dakikada doldurabiliyor.

Özel kokpit tasarımı

MINI ELECTRIC, iç mekanda sunduğu 5.5 inçlik renkli ekrana sahip gösterge paneli ile de standart MINI modellerinden ayrılıyor. Dört farklı sürüş modu bulunan MINI Cooper SE’nin, bu modlara göre değişken tema ve renklere bürünebilen renkli ekranından otomobille ilgili diğer sürüş bilgilerine de erişilebiliyor. Bataryaların da etkisiyle MINI Cooper S 3 Kapı’ya göre sadece 145 kg daha ağır olan MINI Cooper SE’nin 211 litrelik bagajı koltukların yatırılmasıyla birlikte 731 litreye kadar çıkıyor. Yüksek voltajlı batarya paketinin otomobilin zeminine yerleştirilmesi sayesinde MINI Cooper SE’nin bagaj kapasitesinde herhangi bir değişiklik bulunmuyor.

Otonom Araç İstanbul’da Yola Çıkıyor

%s Otomotiv

Dünyada büyük bir dönüşümün habercisi olan ve farklı ülkelerde test sürüşlerine başlanan gelişmiş özelliklere sahip otonom araçlar, Türkiye’de de atılan mühendislik adımları sayesinde test edilecek noktaya ulaştı. AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye mühendislerinin son yıllardaki çalışmaları sonucunda otonom teknolojisi geliştirilen hibrit özellikli ilk sürücüsüz araç, İstanbul’da test sürüşlerine başlamaya hazır hale geldi

Otomobillerde sürücü kavramının, 2030 yılından itibaren piyasaya sunulacağı öngörülen otonom özellikli araçlarla birlikte, tarihe karışması bekleniyor. Tüm dünyayı etkileyecek olan bu köklü değişimin ve dönüşümün ilk mühendislik adımları Türkiye’de de atılmaya başlandı. Dünyanın en büyük otomotiv mühendislik firması olan AVL’nin İstanbul’daki merkezi AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye mühendislerinin mühendislik çalışmaları sonucunda otonom teknolojisi geliştirilen hibrit özellikli ilk sürücüsüz araç İstanbul’da test sürüşüne hazır hale geldi. AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye Genel Müdürü Dr. Serkan İmpram, otonom teknolojileri geliştirilen sürücüsüz aracın testlerine başladıklarını belirterek aracın sahip olduğu gelişmiş otonom özellikler hakkında önemli bilgiler paylaştı.

Kontrol yapay zekayda

Akıllı algoritmaları, fonksiyonları ve diğer otonom sistemleri geliştirilen aracın gelişmiş özelliklere sahip olduğunu ve kullanıcıların müdahalesi olmadan birçok işlevi yerine getirebildiğini ifade eden Dr. Serkan İmpram, şöyle konuştu: “İstanbul’daki Ar-Ge merkezlerimizde Türk mühendislerimiz tarafından otonom sistemleri geliştirilen araç, hibrit-elektrikli bir model. Bununla birlikte, geliştirdiğimiz sistem pek çok farklı araç türüne de uygulanabilecek özellikte ve seviyede. Uluslararası güvenlik standartlarına göre geliştirdiğimiz otonom araç, ilk olarak L2 seviyesinde testlere başlayacak. Araçla herhangi bir kullanıcı müdahalesi olmadan otoyolda sürüş yapılabilecek. Direksiyon, hızlanma ve yavaşlama kontrolü araç üzerine yüklediğimiz akıllı algoritmalar sayesinde araç tarafından yönetilecek. Aynı zamanda otobanda seyir halindeyken kendi kendine virajlı yollarda dahi şeridini koruyabilecek.”

Araç trafik kurallarına uyumlu

Otonom teknolojileri geliştirilen aracın trafik kurallarına göre kendi hızına kendisinin karar vereceğini belirten Serkan İmpram, “Kullanıcı müdahale etmeden araç trafik kurallarına uyacak. Hız sınırına uygun şekilde şeridini koruyacak ve önüne çıkacak araçların hızına göre kendi hızını güvenli bir mesafeden takip edecek şekilde ayarlayabilecek. Gerektiğinde şerit değiştirme, herhangi bir problem olduğunda aracı güvenli şekilde kenara çekmek gibi daha ileri gelişmiş fonksiyonlar eklenerek kontrol yapay zekaya bırakılacak. Eklenecek yeni özelliklerle tüm kararlar, geliştirilen otonom fonksiyonlarca alınıp uygulanabilmesi sağlanacak ve her koşulda güvenli bir şekilde çalışan tam otomatik bir sürüş mümkün hale gelecek.” açıklamasında bulundu.

10.000’inci P Zero, Ferrari XX için İzmit’ten çıktı

%s Otomotiv

Dünyanın en seçkin pilotlar kulübü Pirelli lastiklerini kullanıyor. Nürburgring’de düzenlenen Ferrari Racing Days etkinlikleri için bugüne dek sağlanan lastik sayısında bir dönüm noktasına ulaşılırken yeni bir orta lastik de ilk kez tanıtıldı.Formula 1 için sunulan P Zero versiyonları ile pek çok ortak özelliğe sahip olan bu yeni lastikler, XX programındaki lastiklerin en ileri Pirelli motor sporları teknolojisinden nasıl doğrudan türetildiğini vurguluyor.

Almanya’da Nürburgring pistinin padokunda düzenlenen en son Ferrari Racing Days etkinliğinde çok özel bir lastik sergilendi: Ferrari’nin XX programı için yaratılan 10.000’inci Pirelli P Zero. FXX, FXX EVO, 599XX, 599XX EVO ve FXX K (en yeni Evo versiyonuyla), yol modellerinden türetilen ve pistte kullanım için geliştirilen dünyanın en seçkin otomobilleri arasında yer alıyor. Halihazırda inanılmaz hızlı ve çevik olan araçlar, Maranello’daki mühendislerin pist yarışları için yaptığı modifikasyonlarla daha da uç otomobillere dönüşüyor. Örneğin, FXX-K Evo zaten 1000 hp beygir gücünü aşıyor. Pirelli, bu denli güçlü otomobillerin her modeli için özel olarak tasarlanmış lastikler geliştirdi. Pirelli’nin XX programının tek tedarikçisi olduğu yıldan, yani 2011’den bugüne dek Almanya’ya getirilen bu özel lastiklerin sayısı ise 10.000’e ulaştı.

F1 Lastikleri gibi geliştirildi

XX programındaki ilk otomobil olan FXX’ten en yeni FXX-K Evo’ya kadar geliştirme metodolojisi ciddi anlamda değişti. Başlangıçta, Ferrari Challenge tek model serisi için yaratılan P Zero lastiklerin daha ekstrem FXX lastikleri için çıkış noktası olarak kullanıldığı, daha geleneksel bir geliştirme süreci söz konusuydu. Günümüzün en yeni otomobilleri için geliştirme süreci ise P Zero Formula 1 lastiklerinin üretiminde kullanılan metodolojiyi yansıtıyor. Pirelli mühendisleri, pist testlerinin yanı sıra Scuderia Ferrari’nin en üst düzey motor sporlarında kullanılan simülatöründen elde edilen verilerinden de yararlanabiliyor.
FXX K için geliştirilen lastiği temel alan Pirelli mühendisleri, altı aydan kısa bir sürede en yeni Evo aerodinamik paketinin (maksimum hızda 800 kilogramdan fazla) ürettiği muazzam dikey yükün üstesinden gelebilen bir lastik yaratmayı başardılar. Bu en son geliştirmenin kalbinde Evo’nun arka kanadı maksimum yere basma kuvveti üretirken bile daha düzgün bir yolla temas alanına sahip yeni P Zero arka lastikler yer aldı. Böylece, pilotun deneyimi ne düzeyde olursa olsun daha dengeli aşınma ve daha şeffaf erime açısından mükemmel denge sağlanıyor ve daha öngörülebilir kullanıma ve daha fazla güvenliğe katkıda bulunuluyor. XX programındaki lastikler, dünyanın her yanındaki farklı pistlerde değişken asfalt ve çoğu zaman öngörülemeyen hava koşullarında benzer performans seviyelerini sağlama açısından çok geniş bir çalışma aralığı sunabiliyor. ÖrneğinŞubat ayında Bahreyn’in kumlu koşullarında başlayan 2019 programı, Ekim ayının sonunda İtalya’daki inişli çıkışlı Mugello pistinde sona erecek.

Ford Puma, Crossover olarak geri döndü

%s Otomotiv
Ford, otomobil severlerin artan ilgisine paralel olarak SUV ve SUV karakterini yansıtan crossover modelleriyle ürün gamını güçlendirmeye devam ediyor. Bu çerçevede Ford SUV dünyasına yeni eklenecek Ford Puma’nın ilk görüntülerini yayınladı. Müşteri geri bildirimleri doğrultusunda geliştirilen yenilikçi bagaj çözümü sınıfının en kullanışlı ve büyük bagajını beraberinde getiriyor. Ford Puma, gelişmiş Ford EcoBoost Hybrid 48 Volt teknolojisi ile üstün yakıt verimliliği ve performans sunuyor.

Ford, Ford Puma’nın ilk görüntülerini yayınladı. SUV esintileri taşıyan kompakt crossover; heyecan uyandıran çekici dış tasarım, sınıfının en büyük ve en kullanışlı bagajı ve 48 Volt güce sahip yarı hibrit güç ve aktarma organı teknolojisini bir arada sunuyor.

Ford Puma bu yılın sonunda satışa sunulacak ve 2008 yılından bu yana 1,5 milyar Euro yatırım yapılan Ford’un Romanya’da bulunan Craiova Fabrikası’nda üretilecek.

Ford Avrupa Başkanı Stuart Rowley yaptığı değerlendirmede: “Yenilikçi mühendisliği ve baştan çıkaran çekici tasarımıyla Puma’nın Avrupa kompakt otomobil sınıfında ses getireceğini düşünüyoruz. Eğer bulunduğunuz ortamda bakışları üzerine toplayacak çarpıcı bir otomobil istiyorsanız, onu buldunuz demektir” dedi ve ekledi. “Otomobil severlere arzu ettikleri fonksiyonelliği son derece çekici bir görünümle sunmak için tüm imkânları kullandık. Bu sahip olabilecekleri en güzel ve en kullanışlı otomobil.”

Ford Puma’nın ilk görüntüleri tasarımla ilgili önemli ipuçlarını bünyesinde barındırıyor. Kendine özgü yüksek konumlandırılan farlar hemen dikkat çekiyor. Atletik, kaslı ve aerodinamik çizgiler kompakt crossover segmentine has ve sürüş güvenliği duygusunu arttıran yüksek mimariyi korurken 456 litre ile sınıfının en iyi bagaj hacmi günlük kullanım kolaylığını destekliyor.

Yeni Ford Puma müşterilerle yapılan kapsamlı görüşlerden elde edilen geri bildirim doğrultusunda şekillendirildi. Kullanıcı beklentilerini karşılamak üzere uygulanan tasarım çözümlerinden biri yenilikçi bagaj bölümü. Ford Puma’nın bagajı iki adet golf çantasını dikey olarak alabiliyor ve böylece çok yönlü bir kullanım sunuyor.

Ford EcoBoost Hybrid teknolojisi yüksek yakıt verimliliği ile performansı bir arada sunarken 155 PS güç, performans beklentilerini karşılıyor. Kayış ile tahrik edilen entegre bir marş motoru/jeneratör genellikle frenleme sırasında kaybedilen enerjinin geri kazanılmasını ve depolanmasını sağlar. Bu enerji 48 Volt’luk hava soğutmalı lityum-ion bataryanın şarj edilmesinde kullanılıyor.

Entegre marş motoru / jeneratör aynı zamanda fren anında depolanan elektrik enerjisini kullanarak düşük sürtünmeli, üç silindirli 1,0 litrelik EcoBoost benzinli motoru ilave tork üretimi ile destekliyor. Böylece sistemin toplam tork üretimi arttırılırken benzinli motor daha az güç gereksinimi duyuyor ve yüksek çekiş gücü sunarken yakıt tasarrufu sağlıyor.

Puma, Ford’un Avrupa’daki Fiesta Active, Focus Active, EcoSport, Kuga, Edge ve Yeni Explorer Plug-In Hybrid de dahil olmak üzere genişleyen SUV ve crossover ürün gamını tamamlıyor.

Avrupa’da satılan her beş Ford modelinden birini SUV’ler oluştururken SUV satışları 2018 yılında yüzde 19 arttı.

* Beklenen CO2 salım değeri 124g/km, yakıt verimliliği 5.4 l/100 km

Ford Trucks, Motorsporları heyecanına ortak oluyor

%s Otomotiv

Yurtiçi ve yurtdışında uzun yıllardır motorsporlarının gelişimine katkı sunan Ford Otosan, ağır ticari araç markası Ford Trucks ile önümüzdeki dönemde motorsporlarına verdiği desteği daha da ileriye taşıyacağını duyurdu.

Ford’un güç ve performans yaklaşımı ile yer aldığı tüm platformlarda bulunmayı önemli bulduklarının altını çizen Ford Trucks Genel Müdür Yardımcısı Serhan Turfan, “Motorsporları, gerek filo gerekse de kamyon şoförleriyle Ford Trucks’ın hedef müşteri kitlesiyle buluşabildiğimiz noktaları barındırıyor. Bu bakış açısıyla DNA’mızdaki performansı pistlere yansıtmaya devam edeceğiz” dedi.

Dünyanın ve Türkiye’nin önde gelen motorsporları organizasyonlarına yatırım yapan ve destek sunan Ford Trucks, 60 yıla yakın kamyon üretim ve performans tecrübesi ile pistlerde de bilinirliğini arttırıyor.

Ford Trucks Genel Müdür Yardımcısı Serhan Turfan, Castrol Ford Team Türkiye Takım Direktörü Serdar Bostancı’nın da katılımı ile 28 Mart Perşembe günü düzenlenen basın buluşmasında, Ford Trucks’ın motorsporlarındaki yeni planlarını aktardı. Turfan, yurtiçi ve yurtdışında en prestijli motorsporları organizasyonlarına destek sunarak ‘DNA’larındaki performansı pistlere yansıtacaklarını’ belirtti.

Serhan Turfan ayrıca Ford Trucks olarak, önümüzdeki dönemde motorsporları, yarışlar ve farklı performans sporlarına verdikleri destekleri yeni bir inisiyatif altında toplayacaklarını belirterek, “Bundan sonra motorsporları dahil performans sporlarına olan desteğimizi çok daha güçlü bir şekilde iletişim kanallarını da kullanarak ‘Powered by Ford Trucks’ şemsiyesi altında gerçekleştireceğiz. ‘Powered by Ford Trucks’ platformumuzu bu vesileyle sizlerle ilk kez burada paylaşmaktan dolayı çok mutluyum” dedi.

Uluslararası bir kamyon üreticisi olarak, biraz da kendi kulvarlarının dışına çıkarak motorsporlarına katkı sunduklarını ifade eden Turfan, şunları söyledi:

“Ford Trucks olarak, bir yandan yurtiçi ve yurtdışında motorsporları organizasyonlarını destekliyor bir yandan motor sporlarına mühendislik anlamında yatırım yapıyoruz. Orta Doğu, Afrika, Rusya ve Türkî Cumhuriyetlerin ardından Orta ve Doğu Avrupa’da büyümemizi devam ettiren uluslararası bir marka olarak, motorsporları kurumsal vizyonumuzu destekliyor. Bu bakış açısıyla Ford Trucks olarak, Ford’un güç ve performans yaklaşımı ile yer aldığı tüm platformlarda bulunmayı önemli buluyoruz. Ford Motosport Türkiye, FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası (WEC), ve Dünya Ralli Şampiyonası’ndaki (WRC) sponsorluklarımız ve verdiğimiz destekler bu stratejimizin en önemli parçası. Motorsporları, özellikle yurtdışı pazarlarda marka bilinirliğimizin artırılması ve yeni F-MAX’in güç ve performans imajı ile bütünleştirebileceğimiz bir alan. Motorsporlarına dünyanın en önemli 4 yarış organizasyonunda WEC, WRC, Dakar ve ETRC olmak üzere katkı ve yatırım yapıyoruz. Bu alandaki ilk ortaklığımızı Ford Chip Ganassi Racing yarış takımı ile FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nda yaptık ve 3 yıldır verdiğimiz desteğe devam ediyoruz. 2019 Uluslararası Yılın Kamyonu ödüllü yeni F-MAX araçlarımızı da Nisan ayında Ford Chip Ganassi yarış takımına teslim ediyoruz. VDR Truck Racing’e verdiğimiz desteği ise 2018’in sonunda, yeni bir iş birliği ile daha ileriye taşıdık. Bu iş birliği kapsamında mühendislerimizin geliştirdiği Ford Trucks kamyonlarımız, ilk kez dünyanın en zorlu rallilerinden biri olan Dakar Rallisi’nde yarıştı. Ford Trucks’ın sahip olduğu araç üretim tecrübesi ve mühendislik yeteneğini motorsporlarına ilk kez Dakar 2019 ile taşıdık. Mühendislerimizin geliştirdiği araçlar Dakar 2019’a katıldı. Büyük bir heyecanla Dakar’da katıldığımız bu ilk yarış bizim için aslında bir öğrenme süreci oldu.”

“Dünya Ralli Şampiyonası’na (WRC) yeni F-MAX ile lojistik sağlıyoruz”

Dünyanın en önemli ralli takımlarından olan M-Sport’a Dünya Ralli Şampiyonası’nda (WRC) Uluslararası Yılın Kamyonu ödüllü 2 adet Ford Trucks F-MAX çekicinin lojistik sağladığını belirten Turfan, “Geçtiğimiz yıl, Dünya Ralli Şampiyonası – WRC Marmaris ayağında Ford Trucks olarak biz de yer aldık ve araçlarımızı M-Sports ekibine orada törenle teslim ettik. Bu yıl tüm bu sponsorluklardan farklı bir kategoride de binlerce yarışseverle buluşacağız. Ford Trucks olarak ilk kez dünyanın en prestijli ağır ticari organizasyonlarından European Truck Racing Championship’in (ETRC) sponsorları arasında yer alacağız. Yeni çekicimizin kazandığı ITOY ödülünün ardından Avrupa’dan 70’e yakın bayilik talebi aldık. Bunun üzerine Batı Avrupa pazarına yönelik planlarımızı öne çektik ve 7 yeni ülke için bayilik görüşmelerine başladık. 2019 Uluslararası Yılın Kamyonu (IToY) ödülüne layık görülen yeni çekicimiz F-MAX’in yoğun talep gördüğü Batı Avrupa pazarı için açılıma da ilk olarak pistlerde başlayacağız.” dedi.

Turfan sözlerini şöyle sürdürdü; “Ağır ticari sektöründe yeni bir dönemin kapılarını açarken, bizi pistlerde takip etmeye devam edin diyor, hem uluslararası pazarlardaki büyüme stratejimizle hem de DNA’mızla örtüşen bu platforma önümüzdeki dönemde elimizden gelen desteği sunacağımızı vurgulamak istiyorum.”

Serdar Bostancı: “Ülkemizde bu gibi desteklerin başka bir örneği yok”

Castrol Ford Team Türkiye Takım Direktörü Serdar Bostancı ise yaptığı değerlendirmede Ford Otosan mühendislerinin dünyanın en zorlu yarışı için geliştirdiği iki özel Ford Trucks kamyonunun motorsporları dünyası için bir ilk niteliğinde olduğunu belirtti. Bostancı, “Ford Trucks’ın dünyanın en zorlu off-road maratonu olan Dakar Rallisi’ne katılım göstermesi, WRC ve ETRC’e destek vermesi motorsporlarına verilen önemin kalıcı olduğunu vurgulaması açısından da çok önemli. Ülkemizde bu gibi desteklerin başka bir örneği yok. Castrol Ford Team Türkiye olarak, bu katkıları oldukça önemli görüyoruz” dedi.

Lastik Pirelli’den Yakıt Opet’ten

%s Otomotiv

Premium lastik segmentinin lideri Pirelli, yetkili satıcılarından tek seferde 4 adet 17 jant ve üzeri oto, SUV(4×4), hafif ticari araç yaz veya dört mevsim lastiği satın alan müşterilerine akaryakıt alımında kullanabilecekleri 250 TL değerinde Opet Yakıt Kart hediye edecek.

İtalyan lastik devi Pirelli, kış lastiklerinin yerini yaz ve dört mevsim lastiklere bıraktığı şu günlerde müşterilerini avantajlı bir kampanyayla daha buluşturuyor. Kampanya kapsamında; 1 Nisan – 3 Haziran tarihleri arasında kampanyaya dahil olan Pirelli yetkili satıcılarından oto, SUV(4×4), hafif ticari araç için 4 adet 17 jant ve üzeri yaz veya 4 mevsim lastik satın alan müşterilere OPET ve SUNPET istasyonlarında akaryakıt* alımında kullanabilecekleri 250 TL değerinde Opet Yakıt Kartı hediye edilecek.

1 Nisan’da başlayacak olan kampanya kapsamında Pirelli, müşterilerine Bonus’a özel peşin fiyatına 6 taksit fırsatı sunuyor. Opet Yakıt Kart’ın aktive edilmesi için müşterilerin fatura tarihinden itibaren 15 gün içerisinde www.pirelli.com.tr adresini ziyaret ederek Pirelli kampanya başvuru sayfasında yer alan formu eksiksiz olarak doldurmaları gerekiyor. Tüketicilerin kayıt sonrası yüklenen akaryakıt TL bakiyesini 1 Temmuz 2019 tarihine kadar kullanmaları gerekiyor.

Motor sporlarından edinilmiş tecrübeyle Pirelli’nin yüksek performans serisi: “P Zero”

Pirelli üst düzey yol tutuş performansı ve konfora bir arada ihtiyaç duyan araçlar için kalite standartlarından ödün vermeden üretim yapıyor. Pirelli’nin “P Zero” ailesi lastikleri, İtalyan lastik devinin motor sporlarından elde ettiği bilgi ve tecrübeyi barındıran yüksek performans serisi olarak öne çıkıyor. 30 yıldan uzun süredir mükemmel performansla özdeşleşmiş en iyi otomobil üreticilerinin tercihi Pirelli “P Zero” ailesini genişletmeye devam ediyor. 

Araçların performansını yollara en iyi şekilde aktarmayı amaçlayan seri, P Zero, P Zero System, P Zero Corsa System, P Zero Rosso, P Zero Nero GT ve P Zero Winter desenlerinden oluşuyor. Katıldığı birçok testte en iyi sonuçları elde ederek rakiplerini geride bırakan P Zero lastikleri, Pirelli’nin amiral gemisi ürünü olarak adlandırılıyor.

Pirelli ürün gamı ve tüm kampanyalar ile ilgili detaylı bilgiye www.pirelli.com.tr adresinden ulaşılabiliyor.

*Kampanya sadece benzin ve motorin alımında geçerlidir.

Cenevre’de Sportif Egea Çıkarması!

%s Fuar

Avrupa’da Tipo ismiyle satışa sunulan ve geçtiğimiz günlerde Bursa’daki Tofaş fabrikasında 500 binincisi banttan inen Fiat Egea’nın yeni versiyonu ilk kez 89’uncu Cenevre Otomobil Fuarı’nda sergilendi. Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu konuyla ilgili “2018 yılında Türkiye’nin de içinde olduğu tüm EMEA Bölgesi’nde 146 bin adet satışa ulaşan, İtalya’da ise kompakt sınıfta liderliği bırakmayan ve ülkemizde son 3 yıldır en çok tercih edilen otomobil olan Egea/Tipo, başarısını sürdürmeye devam ediyor. Kompakt sınıftaki başarılı oyuncumuz, yeni tasarım özellikleri sunan sportif versiyonlarıyla daha da güçlenerek Türkiye’yi gururlandırmaya devam edecek” yorumunda bulundu.

Tofaş’ın ürün geliştirme sürecine liderlik ettiği Avrupa’da Tipo ismiyle satışa sunulan ve geçtiğimiz günlerde 500 binincisi törenle Bursa’daki banttan inen Egea model ailesinin yeni üyesi “Sport”, Cenevre Otomobil Fuarı’nda görücüye çıktı. Son 3 yıldır Türkiye’nin en çok tercih edilen modeli olma unvanını koruyan Fiat Egea’nın Street ve S-Design versiyonlarından sonra tanıtılan yeni versiyonu “Sport”, kendine özgü tasarım özellikleriyle ön plana çıkıyor.

İlk kez Cenevre’de gösterimi yapılan Fiat Tipo/Egea Sport ile ilgili olarak Tofaş CEO’su Cengiz ErolduEgea, 2018 yılında Türkiye’nin de dâhil olduğu; Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan EMEA Bölgesi’nde 146 bin adet satışa ulaştı. İtalya’da geçtiğimi yıl 40 bin adetten fazla müşterinin tercihi olarak, yine kompakt sınıfta liderliği bırakmayan Egea/Tipo, yurt içi ve yurt dışı pazarlarda başarısını sürdürmeye devam ediyor. Kompakt sınıftaki başarılı oyuncumuz, yeni tasarım özellikleri sunan versiyonlarıyla daha da güçlenerek Türkiye’yi gururlandırmaya devam edecek” yorumunda bulundu.

En sportmen Egea!

Bursa’daki Tofaş fabrikasında üretilerek Avrupa pazarlarında ve Türkiye’de satışa sunulacak olan Egea Sport; yeni ön ve arka tampon tasarımı ve ve difüzörleriyle dikkat çekiyor. Fiat Egea Sport’a özel olarak yeni marşpiyel eklentileri ve spoyler de ekleniyor. Kapı kolları, ayna kapakları ve radyatör ızgarası parlak siyaha boyanan Egea Sport’ta 18 inçlik jantlara, LED gündüz farlarına ve Bi-Xenon farlara yer veriliyor. İç mekânda ise yine Sport için özel olarak hazırlanan siyah detaylara sahip kokpit ve versiyona özel koltuklar, otomobili diğer kardeşlerinden ayırıyor.

Cenevre’de Citroen’in 100.Yıl Bereketi

%s Otomotiv

Bu yıl 100’üncü yaşını kutlayan Citroën, 7–17 Mart 2019 tarihleri arasında İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenecek olan Cenevre Otomobil Fuarı’nda şehir içi ulaşımına yeni bir boyut kazandıracak olan Ami One Concept’i Avrupalı tüketicilerle ilk kez buluşturacak. Fuarda ayrıca hafta sonu kamp yapmak isteyenlere yönelik SpaceTourer The Citroënist Concept van modeli de tanıtılacak. Tüm bu modellerin yanında Yeni Citroën C5 Aircross SUV ve “Origins” Collector Edition donanımına sahip modeller de fuarda yer alacak.

2019 Cenevre Otomobil Fuarı’ndaki standında Citroën, otomotiv deneyimine adanmış 100 yıllık tecrübeyle ortaya çıkan yeni modellerini sergiliyor. Markanın fuardaki en önemli yeniliği Ami One Concept olacak. Dijital teknolojilerle donatılan Ami One Concept, şehir içi ulaşımına yeni bir boyut kazandıracak tamamen elektrikli bir konsept otomobil.

Şehir içi kullanıma yönelik olarak tasarlanan Ami One Concept, 2.5 metre uzunluğuyla sıkışık trafikte ve dar sokaklarda kullanıcısına büyük kolaylık sağlıyor. %100 elektrikli olan bu otomobili belirli ülkelerde 16 yaşından büyük, sürücü lisansı olmayan sürücüler de kullanabilecek. Kullanıcılarına mobilite deneyimi de yaşatacak olan Ami One’ı dileyen kullanıcılar 5 dakikadan 5 yıla varan sürelerde kiralayabilecek ve bu kiralamayı akıllı telefonlarına yükleyecekleri bir mobil uygulama sayesinde gerçekleştirebilecek.

Fuarda Citroën standında yer alacak bir diğer konsept ise SpaceTourer The Citroënist Concept olacak. Modern bir van tasarımına sahip olan SpaceTourer The Citroënist Concept’in tavanı açılarak hafta sonunu doğada yaşamak isteyenlere fazladan alan ve kamp yapma imkanı sunuyor. Doğa tutkunlarına hitap edenlere mobil bağlantı ve çalışma alanı da sunan bu konsept ayrıca ünlü bisiklet üretici Martone firmasının “Rider The Citroënist by Martone” isimli bisikletinin de tasarımına etki ediyor.

Fuarda yeni konseptlerin yanı sıra markanın ikonik modelleri Type A, Traction ve 2CV de yer alacak. Orijinal hallerine sadık şekilde korunan Type A, Traction ve 2CV modelleri güncel Citroën modellerinde sunulacak olan Collector Origins Edition donanımına da temel oluşturuyor. C1, C3, C3 Aircross Compact SUV, Yeni C4 Cactus ve Grand C4 SpaceTourer’ın Collector Origins Edition donanımına sahip versiyonları da fuarda yer alacak.

Fuarda Citroën’in C3 Aircross’un ardından pazara sunduğu ikinci SUV modeli olan C5 Aircross ve C5 Aircross’un Plug-in (dışarıdan şarj edilebilir) Hybrid (PHEV) versiyonu da yer alacak. Hibrit modunda benzinli motorlara göre %40 yakıt tasarruf sağlayan bu model, ZEV (sıfır emisyon) modunda 135 km/s’e ulaşan hızlarda 50 km menzil sunuyor.

Porsche otonom sürüş çalışmalarına başladı

%s Otomotiv

Alman otomobil üreticisi Porsche kendi atölyesinde otonom sürüş sistemini test etmeye başladı. 

Porsche, “Kopernikus Automotive” adlı start up firmasıyla işbirliği yaparak şirketin Ludwigsburg’daki tesislerinde bir test sahası oluşturdu. Berlin merkezli genç firma, sürücüsüz otomobil teknolojileri alanında uzmanlık sahibi. Ortak projenin amacı, araçların park edildikleri yerden kaldırma platformuna ve oradan da geriye tam otonom olarak gitmesini sağlamak. Mekanikerlerin atölye içerisinde tabletler üzerinden manevralar yapıp spor otomobilleri hızlı ve otomatik olarak doğru pozisyona yönlendirmesi amaçlanıyor.

Porsche atölyesinde Otonom Sürüş Proje Müdürü olan Alexander Haas, “Otonom sürüş sistemleri birkaç yıl içerisinde karayolu trafiğinde bir devrim yaratacak. Fakat bugün mevcut teknolojik olanakları kullanarak iş süreçlerini çok daha etkili ve verimli hale getirebiliyoruz” yorumunda bulundu. Proje, tam otonom ve destekli sürüşün yanı sıra satış sonrası teknolojileri alanından uzmanlar tarafından 100 gün boyunca Kopernikus Automotive ile yürütülecek.

Simülasyon testinde yaklaşık bir milyon kilometrelik sanal test sürüşü

Otomobiller atölyeye gerçek anlamda otonom bir şekilde sürülmeden önce, sanal bir temsil için atölye ortamı da dahil olmak üzere test sahasının oluşturulması ve bu sanal yapının yapay bir sinir ağını eğitmek üzere kullanılması ilk adımı oluşturuyor. Söz konusu yapı, bir milyondan fazla sanal test kilometresi boyunca sürüş yapıyor ve gerçek çerçeve verilere dayanarak bağımsız bir öğrenme sürecinden geçiyor. Son olarak kullanım senaryosu, gerçek koşullar altında test ediliyor. Satış Sonrası Departmanı Ürün Nüfuz Birim Müdürü Thomas Eckert, “Ekibimiz atölyede test ortamında otonom sürüş deneyimi yaşayacak. Onların geribildirimlerinden öğrenecek çok şey olduğuna inanıyoruz” dedi.

Yapay zekâ teknolojisinin yalnızca otomobilin oryantasyonunu sağlaması değil, bağımsız bir biçimde nesneleri tespit edip yerini belirleyerek yol çizmesi, projenin amacını oluşturuyor. Test sürüşünün pratik uygulama aşamasında emniyeti sağlamak için kapsamlı tedbirler uygulanacak. Bu tedbirler arasında saatte yedi kilometrelik hız limiti uygulaması ve insan sürücü kullanılması da yer alıyor.

Fiat Panda City Cross Türkiye’de!

%s Otomotiv

Fiat Panda’nın, yeni SUV gövde seçeneği “City Cross” Türkiye’de satışa sunuldu. Şehir içinde hayatı kolaylaştıran kompakt yapısı ve yenilenmiş görünümüyle dikkat çeken ekonomik SUV Panda City Cross’a 80 bin 900 TL’den başlayan fiyatlarla sahip olunabiliyor.

Fiat’ın şehir otomobili Panda’nın yeni SUV gövde seçeneği City Cross otomobil severlerle buluşuyor. Son 14 yıl üst üste Avrupa’nın en çok tercih edilen şehir otomobili olma başarısına ulaşan Panda, son yıllarda popülerlik kazanan SUV karakterine sahip otomobiller arasında şehir için kullanıma uygun kompakt tasarımı, ürün özellikleri ve ekonomikliği ile dikkat çekiyor.

Şehir içinde kullanımı kolay ve çevik bir karakter sergileyen Panda City Cross, yerden yüksekliği, hafif arazi şartlarıyla başa çıkabilen yeni ön ve arka tampon tasarımı ve tavan rayları ile tam bir SUV görünümü sunuyor. Panda City Cross, yüksek yapısı ve 5 kapılı olması sayesinde yolcularına ferah ve geniş bir yaşam alanı sunuyor. Panda City Cross’un dikkat çeken standart donanımları arasında LED gündüz farları, ön sis farları, direksiyondan kumanda edilebilen Bluetooth bağlantılı Uconnect sistemi, 15 inç jantlar ve 6 adet hava yastığı yer alıyor.

Kompakt boyutları, çevikliği ve göz alıcı renk seçenekleri ile şehrin caddelerinde tüm dikkatleri üzerine çekecek olan Panda City Cross’ta, rüştünü ispatlamış 1,2 litrelik 69 HP gücünde yüksek verimliliğe sahip benzinli Fire motor görev yapıyor. Türkiye’deki ekonomik SUV alternatiflerinden biri olarak öne çıkan Panda City Cross, 80 bin 900 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

Şehirde Devrim: SEAT Minimo

%s Otomotiv

SEAT, şehir içi ulaşım ile ilgili şirketin vizyonunu gözler önüne seren, yeni konsept otomobili Minimo’yu Mobil Dünya Kongresi’nde tanıttı.

SEAT, şehir içi kullanımı kolaylaştırması amacıyla tasarlanan yüzde 100 elektrikli konsept aracı Minimo’yu Mobil Dünya Kongresi’nde (Mobile World Congress – MWC) tanıttı. Aracın tanıtımında konuşan SEAT Başkanı Luca de Meo, “SEAT Minimo geleceğin şehir içi araç kullanımını şekillendirecek platformlar için özel olarak tasarlandı. Araç paylaşım şirketlerinin aradığı çözümü sağlayacak model, bu tip şirketlerin karını arttırması için anahtar olacak. Minimo hem şehirlerin hem de araç paylaşım şirketlerinin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak” dedi.

Yüzde 100 elektrikli

Minimo, bir otomobilin güvenliği, rahatlığı ile motosikletin çevikliği ve kolay park edilebilirliğini bir arada sunuyor. İki kişilik oturma kapasitesi sunan yüzde 100 elektrikli konsept otomobil, entegre pil değişim sistemi ile geliştirildi. Bu da aracın yalnızca birkaç dakikada şarj olmasına ve 100 kilometreden fazla yol kat edilebilmesine olanak sağlıyor. Minimo şarj noktalarında şarj edilmek zorunda kalmıyor.

2.5 metre uzunluğunda, 1.2 metre genişliğinde ve 3.2 metre karelik yer kaplayan otomobil 7.2 metrekarelik normal bir otomobile kıyaslandığında, şehirdeki ekolojik ayak izini de azaltıyor.Minimo, motosiklet park alanlarına park edilebiliyor ve normalde yalnızca bir otomobilin sığabileceği trafik şeridine yan yana sığabiliyor.

Telefonunuz ile doğrudan otomobile bağlanın

Minimo aynı zamanda otomobilin ekranına kullanıcının akıllı telefonunu herhangi bir kablo ya da bir soket ihtiyacı olmadan otomobile bağlayan ‘Dijital Erişim’ anahtarı ve kablosuz Android Auto™ ile kolay dijital kullanıcı deneyimi sağlayan 5G teknolojisine sahip bir araç. Diğer özelliklerinin yanı sıra otomobil sürücünün 16 ya da 18 yaşında olduğunu tespit ederek hızını 45 ya da 90 kilometre olarak tanımlayabiliyor. Android Auto’daki Google Asistan uygulaması ile kullanıcılar sesli komut ile otomobile bağlı kalabiliyor, kolaylıkla yanıt alabiliyor ve medyayı sistemini kontrol edebiliyorlar.

Porsche 718 ailesinin en saf hali: 718 T serisi

%s Otomotiv

Porsche Boxster ve Cayman model ailelerini T serisi ile genişletti. Porsche, efsanevi 1968 model 911 T modelinin tasarımını 718 T spor otomobil serisine taşımış oldu. 718 T, 20 inç alaşım tekerlekler, 20 milimetre alçaltılmış PASM spor şasi ve 2 litrelik turboşarjlı motorla beraber sunuluyor. 

Geleneksel olarak Porsche modellerindeki T” harfi Touring kelimesini ve sürüş hazzının en saf halini ifade ediyor. Porsche 718 T modelinin hedefi dinamik bir sürüş coşkusu yaşatmak. İki koltuklu otomobil, bu felsefe doğrultusunda çeşitli özelliklerde sadeleşmeye gidiyor. Otomobilin özellikleri arasında kapı panellerinde siyah kapı çekme kolları, iki yönde ayarlanabilen elektrikli spor koltuklar, siyah Sport-Tex merkez bölmeleri ve koltuk başlıklarına işlenmiş 718” logosu yer alıyor.

Otomobilin iç mekanında 718 T’nin özgün karakteri ortaya çıkıyor: Lüks dolgu malzemesi ve deri kaplama sayesinde, kullanışlı, 360 milimetrelik, Mod değiştirme özellikli GT spor direksiyon son derece güvenli bir kavrayış sağlıyor. Siyah kontrol panelinde de Boxster T” veya Cayman T” logoları yer alıyor. Ayrıca Boxster T” veya Cayman T” logoları kapı giriş şeritlerinde de bulunuyor.

Porsche Communication Management modülünün yerini büyük bir depolama bölmesi alıyor, ancak eğlence sisteminden vazgeçmek istemeyen müşteriler herhangi bir ilave ücret ödemeksizin bu sistemi sipariş edebiliyor. Tüm bu özelliklerin bir araya gelmesiyle, benzin partikül filtresinin yol açtığı ağırlık artışı dengeleniyor.

Porsche 718 T’nin dışına da güçlü bir görünüm damga vuruyor. 20 inç alaşım tekerleklerin, kasası 20 milimetre alçaltılmış PASM spor şasiyle bileşimi sonucunda, 718 T yolda çarpıcı bir görüntü sergiliyor. Akik grisi ayna kapakları ve 718 Boxster T” veya 718 Cayman T” logoları aynı zamanda arkadan bakıldığında merkezde konumlanmış siyah kaplama çift borulu spor egzoz modelin değişikliklerini gösteriyor. Dış renklere gelirsek, müşterilerin siyah, Indian Kırmızısı, Yarış Sarısı ve Beyazı, ayrıca Carrara Beyazı, Koyu Siyah ve GT Metalik Gümüş gibi renk seçenekleri mevcut. Porsche özel renkler olarak da Lava Turuncu ve Miami Mavisi’ni sunuyor.

300 PS gücünde turboşarjlı motor

300 PS gücündeki turboşarjlı yatık motor Porsche 718 T’ye müthiş bir hız katıyor ve 7,500 devre kadar çıkabiliyor. 2.0 litrelik dört silindirli turbo motor, azami torku olan 380 Nm değerine 2.150/dk’da ulaşıyor ve yüksüz ağırlığı 1.350 (PDK: 1,380) kilogram. 4.5 (4.6) kg/PS güç-ağırlık oranı sayesinde, 718 T sıfırdan 100 km/s hıza 5,1 (4.7) saniyede ulaşıyor. Aracın azami hızıysa 275 km/s.

718 T’lerde standart olarak gelen Sport Chrono paketinin sunduğu Normal, Spor, Spor Plus ve Kişiselleştirilmiş sürüş modları, direksiyonda yer alan Mod değiştirme düğmesiyle seçilebiliyor. Spor ve Spor Plus modları, gerek motor yönetim sisteminde gerek gaz pedalında daha sportif özellikleri etkinleştiriyor; manuel şanzımanda vites düşürürken otomatik çift kavrama özelliği daha hızlı vites değiştirmeye yardımcı oluyor.Bu modelin özel aksamlarından biri olan dinamik şanzıman bağlantısı, yani PADM sistemi, motor / şanzıman alanındaki titreşimleri en aza indiriyor ve transmisyonun toplam kütlesi nedeniyle sürüş dinamiğini etkileyebilecek hareketleri azaltıyor. Böylece sert ve yumuşak şanzıman bağlantılarının avantajları harmanlanıyor: Yük değişimleri esnasında ve hızlı alınan virajlarda, sürüş kontrolü hissedilir biçimde daha net ve istikrarlı hale geliyor. Engebeli yollarda dahi sürüş konforu azalmıyor

1 2 3 26
Yukarı
%d blogcu bunu beğendi: